Bir mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyduktan sonra verdiği yeni karar, Yargıtay'ın aynı dairesi tarafından 'önceki bozmayı ortadan kaldıracak şekilde yeniden bozulursa', bu durumun usul hukukundaki adı ve sonucu nedir?
Bu durum, usul hukukunda 'çelişkili bozma' veya 'içtihat değişikliğine dayalı ikinci bozma' olarak adlandırılır ve HMK m. 373/6'da düzenlenen özel bir süreci tetikler. Bunun sonucu, yerel mahkemenin bu ikinci ve çelişkili bozma üzerine vereceği kararın temyiz incelemesinin, artık ilgili Yargıtay dairesi tarafından değil, doğrudan 'Yargıtay Hukuk Genel Kurulu' tarafından yapılmasıdır. Bu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2014/8-2485 E., 2015/850 K. sayılı kararında detaylıca açıklanmıştır. Kararda, Özel Dairenin ilk bozmasında '1 yıllık zamanaşımı'ndan davanın reddi gerektiğini belirtmesi, mahkemenin buna uyması, ancak bu yeni kararın temyizinde Dairenin bu kez '10 yıllık zamanaşımı uygulanır' diyerek kararı tekrar bozması, tipik bir çelişkili bozma örneğidir. Bu durum, usuli kazanılmış hakları ihlal etme potansiyeli taşıdığı için, kanun koyucu bu tür bir 'düğümü' çözme görevini, nihai içtihat mercii olan Hukuk Genel Kurulu'na vermiştir.