5275 sayılı İnfaz Kanunu m. 108'in madde gerekçesinde, ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde hükümlünün şartla salıverilmesinin mümkün olmayacağı belirtilmiştir. Bu durumun ceza hukuku ve infaz hukukundaki anlamı ve önemi nedir?
İkinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanması halinde hükümlünün şartla (koşullu) salıverilmeden yararlanamayacak olması, ceza ve infaz hukukumuzdaki en ağır infaz rejimlerinden birini oluşturur. Bunun anlamı ve önemi şunlardır: 1) Mutlak İnfaz: Bu durumdaki bir hükümlü, aldığı hapis cezasının tamamını, herhangi bir indirim (iyi hal indirimiyle koşullu salıverilme) olmaksızın, günü gününe ceza infaz kurumunda çekmek zorundadır. Örneğin, 15 yıl hapis cezası alan ikinci kez mükerrir bir hükümlü, 15 yılın tamamını cezaevinde geçirir. 2) 'Umut Hakkı'nın Sınırlandırılması: Koşullu salıverilme, uzun süreli hapis cezası alan hükümlüler için bir 'umut hakkı' olarak görülür ve topluma yeniden entegrasyonu hedefler. İkinci defa tekerrür, bu hakkı tamamen ortadan kaldırır. 3) Cezanın Caydırıcılığı: Bu düzenleme, suç işlemekte ısrar eden ve toplum için sürekli bir tehlike arz ettiği kabul edilen 'uslanmaz' suçlulara yönelik son derece caydırıcı bir yaptırım öngörmektedir. Kanun koyucu, bu kişilerin ıslah olmayacağı varsayımıyla, onları toplumdan mümkün olan en uzun süreyle tecrit etmeyi amaçlamıştır. Bu, cezanın özel önleme ve toplumun korunması fonksiyonlarının en sert şekilde uygulandığı bir durumdur.