Yargıtay 8. Ceza Dairesi'nin 2017/9712 sayılı kararında, mahkemenin hem CMK m. 231 (HAGB) hem de TCK m. 50/51 (çevirme/erteleme) kurumlarını uygulamamasına ilişkin gösterdiği 'sanık hakkında yasal unsurları oluşmadığından' şeklindeki gerekçe neden yetersiz bulunmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262641

Bu gerekçe, Yargıtay tarafından 'yasal ve yeterli olmayan' bir gerekçe olarak kabul edilmiştir. Çünkü bu üç kurumun (HAGB, seçenek yaptırıma çevirme, erteleme) uygulanma koşulları birbirinden farklıdır ve her birinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekir. Mahkemenin, tüm bu kurumlar için toptancı bir yaklaşımla 'yasal unsurları oluşmadı' demesi, hangi kurumun hangi yasal unsurunun oluşmadığını açıklamadığı için denetime elverişli değildir. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, mahkemenin: 1) CMK m. 231 için; sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını irdeleyerek HAGB uygulanıp uygulanmayacağına karar vermesi, 2) TCK m. 51 için; sanığın yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşup oluşmadığını tartışması, 3) TCK m. 50 için; suçlunun kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre seçenek yaptırımlara çevirmenin uygun olup olmayacağını değerlendirmesi gerekir. Her bir kurum için ayrı ve somut gerekçeler sunmadan verilen toptancı bir ret kararı, kanuna aykırıdır ve bozma nedenidir.