Bir sanık hakkında hem TCK m. 62 (takdiri indirim) uygulanıp hem de CMK m. 231 (HAGB) uygulanmaması kararının gerekçeleri arasında çelişki olması durumu Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir? Yargıtay 20. CD, 2015/14381 E. sayılı kararı ışığında açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262635

Bu durum, Yargıtay tarafından 'hükümde çelişkiye yol açılması' olarak değerlendirilir ve bir bozma nedenidir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2015/14381 E. sayılı kararında, mahkeme sanık hakkında 'sabıkasız olması ve işlediği suçtan pişmanlık duyması nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği yönünde lehine olumlu kanaat oluştuğu' gerekçesiyle TCK m. 51 uyarınca cezanın ertelenmesine karar vermiş, ancak aynı sanık için 'yeniden suç işlemeyeceği hususunda bir kanaat oluşmadığından' HAGB kararı vermemiştir. HAGB'nin temel sübjektif şartlarından biri de sanığın 'tekrar suç işlemeyeceği hususunda mahkemede bir kanaatin oluşmasıdır' (CMK m. 231/6-b). Mahkeme, bir yandan sanığın tekrar suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluştuğunu belirterek erteleme uygularken, diğer yandan aynı kanaatin oluşmadığını söyleyerek HAGB'yi reddedemez. Bu, birbiriyle taban tabana zıt iki değerlendirmedir ve kararın gerekçesini tutarsız kılar. Benzer şekilde, TCK m. 62 takdiri indirimi de sanığın 'yargılama sürecindeki pişmanlığını gösteren davranışları' gibi olumlu gözlemlere dayanır. Bu olumlu gözleme rağmen HAGB için olumsuz kanaat belirtmek de çelişki oluşturur ve bozma nedenidir.