INTERPOL Dosyalarının Kontrolü Komisyonu'nun (CCF) 2018/09 sayılı kararında, ebeveynler arasında farklı ülkelerin mahkemelerince verilmiş çelişkili velayet kararlarına dayanan bir 'Uluslararası Çocuk Kaçırma' suçlamasıyla çıkarılan Yeşil Bülten nasıl değerlendirilmiştir? INTERPOL'ün bu tür uyuşmazlıklardaki rolü nedir?
CCF'nin 2018/09 sayılı kararında, Komisyon bu tür bir durumda INTERPOL'ün taraf olamayacağına ve bülteni sürdürmenin uygun olmadığına karar vermiştir. Olayda, bir ebeveyn hakkında 'Uluslararası Çocuk Kaçırma' suçlamasıyla Yeşil Bülten çıkarılmıştır. Ancak başvurucu ebeveyn, başka bir ülkenin mahkemesinden çocuğun yasal ve münhasır velayetini aldığına dair belgeler sunmuştur. Bu durumda Komisyon, ortada esasen 'üye ülkeler arasında, çelişen ve birbiriyle rekabet eden ulusal mahkeme kararlarından kaynaklanan bir uyuşmazlık' olduğu tespitini yapmıştır. Bir ülkenin mahkemesi velayeti bir ebeveyne verirken, diğer ülkenin mahkemesi diğer ebeveyne vermiştir. CCF, 'INTERPOL'ün birbiriyle çelişen velayet uyuşmazlıklarını ele almak için uygun bir forum olmadığı' sonucuna varmıştır. Bu nedenle, verilerin saklanmasının INTERPOL kurallarına uygun olup olmadığını belirleyemeyeceğini ve velayet veya iade kararının ulusal yetkili polis makamlarına ve ulusal mahkemelere bırakılması gerektiğini belirterek, bültenin silinmesine örtülü olarak yol açacak şekilde, verilerin saklanmasının kurallara uygunluğunun tespit edilemediğine karar vermiştir. Bu, INTERPOL'ün özel hukuk nitelikli aile hukuku uyuşmazlıklarına ceza hukuku aracıyla müdahil olmaktan kaçındığını gösterir.