Bir mahkemenin, gerekçe bölümünde 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı' şeklinde bir tespitte bulunmasına rağmen, hüküm fıkrasında TCK m. 51 uyarınca hapis cezasının ertelenmesine karar vermesi durumu, Yargıtay tarafından nasıl değerlendirilir? Yargıtay 19. CD'nin 2016/8287 E. sayılı kararını esas alınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262628

Bu durum, 'hüküm ile gerekçe arasında çelişki' oluşturur ve HMK m. 297 (kıyasen CMK m. 230) hükümlerine aykırılık teşkil ettiği için bir bozma nedenidir. Yargıtay 19. Ceza Dairesi'nin 2016/8287 E. sayılı kararında bu durum açıkça ele alınmıştır. Mahkeme, gerekçe kısmında sanığın lehine olan ve daha avantajlı bir kurum olan HAGB'nin uygulanması gerektiği yönünde bir kanaat belirtmiştir. Ancak hüküm fıkrasında, bu kanaatin aksine, daha az lehe olan erteleme kurumunu uygulamıştır. Bu, mahkemenin kendi içindeki değerlendirmesinde bir tutarsızlık olduğunu ve kararın hangi mantıksal silsileyle kurulduğunun anlaşılamamasına yol açar. Gerekçe, hükmün dayanağıdır ve hüküm fıkrası gerekçeyle uyumlu olmalıdır. Bu tür bir çelişki, kararın denetimini zorlaştırır ve adil yargılanma ilkesinin bir unsuru olan 'gerekçeli karar hakkını' ihlal eder. Bu nedenle Yargıtay, bu çelişkiyi bir bozma sebebi olarak kabul etmiştir.