5275 sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca 'tekerrür hükümleri uygulanırken en ağır cezayı içeren mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiği' ilkesinin istisnaları var mıdır? Varsa açıklayınız.
İnfaz Kanunu 108/2'ye göre 'tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz.' Ancak bu ilkenin yorumunda, Yargıtay bazı durumlarda bu katı uygulamadan sapabilir. Örneğin, Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2017/1153 E., 2017/2400 K. sayılı kararında, tekerrüre esas alınması gereken daha ağır bir hüküm olmasına rağmen, o hükümde ikinci kez mükerrirliğe ilişkin bir düzenleme bulunması (veya bu durumun aleyhe sonuç doğurması) halinde, 'kazanılmış hak' ilkesi veya 'aleyhe değiştirmeme yasağı' gereğince daha hafif olan önceki kararın esas alınabileceği belirtilmiştir. Bu, Yargıtay'ın hukuki güvenlik ve kazanılmış hak ilkesini infaz rejiminin katı kurallarının önüne geçirebildiğini gösterir. Aynı zamanda, tekerrüre esas olamayacak suçlar (TCK 58/4, 58/5) veya adli para cezaları (Yargıtay 12. CD 2017/5244 K.) da bu ilkenin istisnalarını oluşturur.