TCK 51. maddesi uyarınca hapis cezasının ertelenmesinin, cezanın kişiselleştirilmesi ilkesi açısından önemi nedir?
Cezanın kişiselleştirilmesi ilkesi, cezanın somut olayın özelliklerine ve failin kişiliğine uygun olarak belirlenmesini ve infaz edilmesini ifade eder. TCK 51. maddesindeki erteleme kurumu, bu ilkenin önemli bir yansımasıdır. Erteleme, hükümlünün pişmanlığını, geçmişini, sosyal durumunu, yaşını, eğitim durumunu ve topluma uyum sağlama potansiyelini göz önünde bulundurarak, hapis cezasının 'dışarıda' denetim altında infazına imkan tanır. Bu sayede, kısa süreli hapis cezalarının infaz kurumlarında yaratabileceği olumsuz etkilerden (damgalanma, suçlularla bir araya gelme vb.) kaçınılarak, hükümlünün ıslahı ve topluma yeniden kazandırılması hedeflenir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.06.1976 tarihli 4-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda da erteleme, cezanın doğrudan sanığın kişiliğine uydurulmasını öngören bir şahsileştirme kurumu olarak nitelendirilmiştir.