TCK 51/1-b bendindeki 'pişmanlık' kriterinin somut olayda değerlendirilmesinde, mahkemenin hangi unsurları göz önünde bulundurması gerekir? Yargıtay kararlarından örneklerle açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262448

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/493 K. ve 2017/186 K. sayılı kararları, pişmanlık kriterinin değerlendirilmesinde mahkemenin geniş bir takdir yetkisine sahip olduğunu ancak bu takdirin gerekçeli ve denetlenebilir olması gerektiğini vurgular. Mahkeme, sanığın yargılama sürecindeki davranışlarını (duruşmadaki hali, beyanları, mağdurla iletişimi, zararın giderilmesi çabası vb.) göz önünde bulundurarak pişmanlık duyup duymadığını ve tekrar suç işlemeyeceği konusunda bir kanaatin oluşup oluşmadığını değerlendirmelidir. Örneğin, 'pişmanım' demesi veya dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmaması gibi unsurlar dikkate alınır. Gerekçenin hak, adalet ve nasafet kuralları ile dosya kapsamıyla uyumlu olması şarttır. Çelişkili gerekçeler (örneğin, takdiri indirim uygulanan sanık hakkında erteleme koşullarının oluşmadığını belirtmek) Yargıtay tarafından yasal ve yeterli görülmemektedir (Yargıtay CGK 2018/446).