5237 sayılı TCK'nın 51. maddesinin gerekçesinde, erteleme kurumunun 'bir koşullu af olmaktan çıkarılıp, ceza infaz kurumu hâline getirildiği' belirtilmektedir. Bu dönüşümün en önemli iki pratik sonucunu açıklayınız.
Bu dönüşümün en önemli iki pratik sonucu şunlardır: 1) Tekerrüre Esas Alınma: 765 sayılı eski TCK'da erteleme bir koşullu aftı ve deneme süresi sonunda mahkumiyet 'vaki olmamış' (hiç verilmemiş) sayılıyordu. Bu nedenle tekerrüre esas alınamazdı. 5237 sayılı TCK m. 51/8'e göre ise denetim süresi sonunda ceza 'infaz edilmiş' sayılır. Bu durum, mahkumiyetin hukuken varlığını sürdürdüğü ve gelecekte işlenecek bir suç açısından TCK m. 58 uyarınca tekerrüre esas alınabileceği anlamına gelir. Bu, sanık aleyhine önemli bir sonuçtur. 2) İnfaz Hukuku Kurallarının Uygulanması: Ertelemenin bir ceza infaz kurumu olması, sürecin infaz hukuku kurallarına tabi olmasını sağlar. Örneğin, denetim süresinin ihlali halinde cezanın kısmen veya tamamen infazına 'infaz hâkimliği' karar verir (TCK m. 51/7). Oysa bir af kurumunda, affın şartlarının ihlali genellikle hükmü veren mahkeme tarafından değerlendirilir. Bu değişiklik, erteleme sürecindeki yetki ve usulü maddi ceza hukukundan infaz hukukuna kaydırmıştır.