Bir sanığın, işlediği iddia edilen suçtan dolayı ceza ehliyetsizliği (örn. akıl hastalığı) nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi durumunda, tutuklu kaldığı süre için tazminat talep edememesinin (CMK m. 144/1-d) hukuki gerekçesini açıklayınız.
Bu durumun hukuki gerekçesi, tutuklama tedbirinin uygulandığı sırada, sanığın ceza ehliyetine sahip olup olmadığının bilinememesidir. Soruşturma veya kovuşturma başında, sanık hakkındaki şüpheler, tutuklama için yeterli olabilir. Sanığın akıl hastası olduğu veya kusur yeteneğinin bulunmadığı, ancak yargılama sürecinde alınacak adli tıp raporları ve uzman görüşleri sonucunda kesin olarak tespit edilebilir. Dolayısıyla, tutuklama kararı verildiği anda, o anki delillere göre hukuka uygundur. Yargılama sonunda kişinin ceza ehliyetsizliği nedeniyle cezalandırılamaması, baştaki bu hukuka uygunluğu ortadan kaldırmaz. Madde gerekçesinde de belirtildiği gibi, 'Ceza ehliyetsizliği nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği gerekçe gösterilerek tazminat isteyemeyecektir.' Bu kuralın temelinde, koruma tedbirinin uygulandığı andaki haklılık ve kişinin durumunun yargılama sonucunda netleşmesi yatmaktadır. Devlet, yargılama sonucunu beklemeden, o anki şüpheye göre tedbir almak zorunda kalmıştır.