Bir sanığın adli sicil kaydında bulunan önceki mahkumiyetinin tekerrüre esas alınıp alınamayacağı konusunda TCK m. 58/2'deki sürelerin önemi nedir? Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/947 E. sayılı kararında bu süreler nasıl dikkate alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262343

TCK m. 58/2'deki süreler, bir önceki mahkumiyetin tekerrüre esas alınabilmesi için 'zaman bariyeri' oluşturur ve bu süreler geçtikten sonra işlenen suçlar dolayısıyla tekerrür hükümleri uygulanamaz. Bu süreler: a) Beş yıldan fazla süreli hapis cezalarında, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, b) Beş yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezalarında, cezanın infaz edildiği tarihten itibaren üç yıldır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2016/947 E. sayılı kararında, mahkemenin tekerrüre esas aldığı ilamın infaz tarihinden itibaren üç yıldan fazla süre geçtiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, TCK m. 58/2-b uyarınca bu mahkumiyetin artık tekerrüre esas alınamayacağına karar verilmiştir. Yargıtay, bu hatayı düzelterek, sanığın adli sicil kaydında bulunan ve henüz bu süreleri dolmamış olan başka bir mahkumiyetin tekerrüre esas alınması gerektiğine hükmetmiştir. Bu karar, tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için sadece kesinleşmiş bir mahkumiyetin varlığının yetmediğini, aynı zamanda kanunda belirtilen bu sürelerin de geçmemiş olması gerektiğini açıkça göstermektedir.