Bir yerel mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uyduktan sonra, esasa ilişkin yeni bir karar verirken, bozma dışında kalan ve kesinleştiği düşünülen kısımlar hakkında yeniden hüküm kurması gerekir mi? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/22-2240 E. sayılı kararındaki yaklaşımı HMK m. 297 çerçevesinde açıklayınız.
Evet, gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2015/22-2240 E. sayılı kararında bu konu netleştirilmiştir. Bir yerel mahkeme kararı, Yargıtay tarafından kısmen bozulup kısmen onandığında veya bir kısmı bozma dışı bırakıldığında dahi, bozma kararı üzerine önceki hüküm 'tamamen' ortadan kalkar ve hukuki geçerliliğini yitirir. Bozulan karar, sonraki kararın bir eki niteliğinde değildir. Mahkeme, bozma kararına uyduktan sonra, HMK'nın 297. maddesinde belirtilen tüm unsurları (tarafların kimlikleri, iddia ve savunmaların özeti, delillerin tartışılması, hüküm sonucu, yargılama giderleri vb.) içerecek şekilde 'yeni ve bütüncül' bir karar vermek zorundadır. Hükmün bir kısmının bozma dışında bırakılmasının amacı, bu kısımların doğruluğunu tespit ederek usuli kazanılmış hakları korumaktır, ancak bu, o kısımlar hakkında yeniden hüküm kurulmayacağı anlamına gelmez. Mahkeme, bozma dışında kalan ve kesinleşen kısımları da yeni hükmünün sonuç bölümüne aynen yazmalıdır. Aksi takdirde, kararın infazında tereddütler yaşanır ve HMK m. 297'ye aykırı hareket edilmiş olur.