Bir sanık hakkında hem hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hem de hapis cezasının ertelenmesi (TCK m. 51) koşulları oluşmuşsa, mahkeme bu iki kurumdan hangisini öncelikle değerlendirmelidir? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/3076 E. sayılı kararındaki sıralamayı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262336

Mahkeme, öncelikle HAGB kurumunu değerlendirmelidir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun yerleşik içtihatlarına ve metindeki Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/3076 E. sayılı kararında da belirtildiği üzere, kişiselleştirme hükümleri uygulanırken izlenmesi gereken bir sıra vardır. Mahkeme, sonuç cezayı belirledikten sonra, öncelikle CMK m. 231/5'te düzenlenen HAGB koşullarının bulunup bulunmadığını re'sen değerlendirmelidir. HAGB, sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmaması ve denetim süresi sonunda davanın düşmesi gibi sonuçları nedeniyle, cezası infaz edilmiş sayılan ertelemeden daha lehe bir kurum olarak kabul edilir. Bu nedenle, sanık lehine olan bu kurumun öncelikle tartışılması gerekir. Mahkeme, HAGB koşullarının oluşmadığına (örneğin sanığın kabul etmemesi, zararın giderilmemesi, sabıkası olması gibi nedenlerle) kanaat getirdikten sonra, ancak o zaman TCK m. 50 (seçenek yaptırımlara çevirme) ve TCK m. 51 (erteleme) kurumlarını değerlendirmelidir. Mahkemenin, HAGB'yi tartışmadan doğrudan erteleme kararı vermesi veya 'erteleme kararı verildiği için HAGB'ye yer olmadığına' karar vermesi usule aykırıdır.