CMK m. 144/1-b uyarınca, sonradan yürürlüğe giren lehe kanun nedeniyle durumu tazminat istemeye uygun hale dönüşenlerin tazminat isteyemeyeceği kuralı, hangi temel ilkeye dayanmaktadır? Bu kuralın uygulanmadığı bir senaryo düşünebilir misiniz?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262325

Bu kural, 'koruma tedbirinin uygulandığı andaki hukuk kurallarına göre hukuka uygun olması' ilkesine dayanmaktadır. Tazminat, tedbirin uygulandığı anda 'haksız' veya 'hukuka aykırı' olmasını gerektirir. Eğer bir yakalama veya tutuklama, yapıldığı tarihteki kanunlara göre tamamen yasal ise, daha sonra çıkan bir kanunun bu eylemi suç olmaktan çıkarması, geçmişteki o yasal işlemi 'haksız' hale getirmez. Devlet, o anki hukuk düzenine göre hareket etmiştir. Bu nedenle, sonradan lehe kanun çıkmasıyla beraat eden kişi, geçmişe dönük olarak tazminat talep edemez. Bu kuralın uygulanmayacağı bir senaryo, koruma tedbirinin uygulandığı anda dahi hukuka aykırı olduğu bir durumdur. Örneğin, bir kişi A suçundan tutuklanmıştır. Bu tutuklama, o anki delil durumu itibarıyla yasaldır. Daha sonra lehe kanunla A suçu suç olmaktan çıkarılmış ve kişi beraat etmiştir. Bu durumda tazminat isteyemez. Ancak, kişi A suçundan tutuklanırken kanunun aradığı usuli şartlar (örn. hakların hatırlatılması, yakınlara bildirim) ihlal edilmişse, tutuklama en başından beri CMK m. 141/1-c veya 141/1-h uyarınca hukuka aykırı hale gelir. Bu durumda kişi, sonradan çıkan lehe kanuna değil, tutuklamanın en başından beri usule aykırı olmasına dayanarak tazminat talep edebilir. Çünkü burada tazminatın kaynağı lehe kanun değil, baştaki usul ihlalidir.