HMK m. 373/4'te yer alan 'Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir' hükmünün, Bölge Adliye Mahkemeleri faaliyete geçtikten sonraki anlamı ve amacı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262320

Bu hüküm, Bölge Adliye Mahkemelerinin (BAM) faaliyete geçmesiyle birlikte özel bir anlam kazanmıştır. Normalde, bir ilk derece mahkemesi kararına karşı gidilecek kanun yolu 'istinaf'tır ve bu incelemeyi BAM yapar. Ancak, HMK m. 373/1 ve m. 373/4 birlikte değerlendirildiğinde, istisnai bir durum yaratılmıştır. Süreç şöyledir: İlk derece mahkemesi karar verir, bu karar istinaf edilir, BAM istinaf başvurusunu esastan reddeder (yani ilk derece mahkemesi kararını onar), bu karar temyiz edilir ve Yargıtay tarafından bozulur. Yargıtay, dosyayı yeniden incelemesi için ilk derece mahkemesine gönderir. İşte bu bozma üzerine ilk derece mahkemesinin vereceği yeni karara karşı, normal usulün aksine, tekrar istinaf yoluna gidilemez; doğrudan 'temyiz' yoluna başvurulur. Bu düzenlemenin amacı, HMK m. 373'ün gerekçesinde de belirtildiği gibi, çelişkiyi ve zaman kaybını önlemektir. Çünkü BAM, daha önce ilk kararı doğru bulmuştur. Yargıtay bozmasına uyularak verilen yeni kararı BAM'ın tekrar incelemesi ve muhtemelen kendi önceki görüşüyle çelişerek Yargıtay bozmasına aykırı bir karar vermesi ihtimali yüksektir. Bu 'ping-pong' etkisini önlemek ve Yargıtay bozmasına uygun verilen kararın denetimini yine Yargıtay'ın yapmasını sağlamak için, istinaf yolu atlanarak doğrudan temyiz yolu öngörülmüştür.