CMK m. 144/1-d uyarınca 'kusur yeteneğinin bulunmaması nedeniyle hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilenler' tazminat isteyemezler. Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2014/6619 E. sayılı kararındaki muhalefet şerhinde, bu hükmün TCK m. 27/2 (meşru savunmada sınırın aşılması) kapsamında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilen bir kişiye uygulanıp uygulanamayacağı nasıl tartışılmıştır?
Yargıtay 12. CD'nin 2014/6619 E. sayılı kararındaki muhalefet şerhinde, CMK m. 144/1-d'nin kapsamının dar yorumlanması gerektiği savunulmuştur. Şerhe göre, 'kusur yeteneğinin bulunmaması' halleri, isnat kabiliyetini ortadan kaldıran durumlardır. Bunlar TCK'da sayılan yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır-dilsizlik ve geçici nedenler gibi durumlardır. Bu hallerde kişinin eylemi hukuka aykırı olmaya devam eder, ancak kişi kusurlu sayılamadığı için ceza verilmez. TCK m. 27/2'de düzenlenen 'meşru savunmada sınırın mazur görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan' aşılması durumu ise bir 'kusurluluğu kaldıran neden' değil, bir 'hukuka uygunluk nedeni' olan meşru savunmanın bir uzantısı olarak ceza sorumluluğunu kaldıran bir haldir. Yani burada temel bir kusur yeteneği yokluğu değil, eylemin işlendiği özel koşullar nedeniyle kişinin cezalandırılmaması söz konusudur. Muhalefet şerhine göre, CMK m. 144/1-d, sadece isnat yeteneği olmayan kişileri kapsar. TCK m. 27/2 gibi, aslında hukuka uygun bir eylemin sınırlarının istisnai bir nedenle aşıldığı ve failin cezalandırılmadığı durumlarda haksız yere tutuklanan kişinin tazminat talep edebilmesi gerekir. Bu yorum, tazminat yasağının kapsamını daraltarak birey haklarını korumayı amaçlamaktadır.