5237 sayılı TCK'nın 58/9. maddesi, 'örgüt mensubu suçlu' hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasını öngörmektedir. Peki, örgüte üye olmayan ancak örgüte bilerek ve isteyerek 'yardım eden' sanık hakkında bu madde uygulanabilir mi? Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/2153 E. sayılı kararındaki yaklaşımı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262301

Hayır, uygulanamaz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2015/2153 E. sayılı kararında bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır. TCK m. 58/9, bu özel infaz rejiminin 'örgüt mensubu suçlu' hakkında uygulanacağını belirtir. 'Örgüt mensubu suçlu' tanımı ise TCK m. 6/1-j'de yapılmıştır: 'bir suç örgütünü kuran, yöneten, örgüte katılan veya örgüt adına... suç işleyen kişi'. Örgüte bilerek ve isteyerek 'yardım etme' (TCK m. 220/7 veya m. 314/3 delaletiyle m. 220/7) suçu, kişiyi örgütün hiyerarşik yapısına dahil etmez ve onu bir 'örgüt mensubu' yapmaz. Bu nedenle, sadece örgüte yardım etme suçundan mahkum olan bir sanık, TCK m. 6/1-j'deki tanıma uymadığı için 'örgüt mensubu suçlu' sayılamaz. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, bu sanık hakkında TCK m. 58/9'un uygulanması hukuka aykırıdır. Bu tür sanıkların cezalarının infazı, TCK m. 58/9'a göre değil, 3713 sayılı Kanun'un 17. maddesi yollamasıyla 5275 sayılı Kanun'un 107/4 ve 108. maddelerine göre yapılır.