Bir kişinin gıyabında yapılan bir yargılamaya dayanılarak çıkarılan Kırmızı Bülten, adil yargılanma hakkını ihlal eder mi? CCF'nin bu konudaki yaklaşımını, 2018/01 ve 2019/10 sayılı kararları karşılaştırarak analiz ediniz.
Bir kişinin gıyabında yapılan yargılamaya dayalı Kırmızı Bülten'in adil yargılanma hakkını ihlal edip etmediği, CCF tarafından her somut olayın kendi koşulları içinde değerlendirilir. Tek başına gıyapta yargılama yapılmış olması, bültenin otomatik olarak silinmesi için yeterli değildir. Komisyonun yaklaşımını iki emsal karar üzerinden karşılaştırabiliriz: 1) 2018/01 sayılı kararda, gıyapta yapılan yargılamanın siyasi unsurlar barındırması ve kişinin yargılamaya 'etkin katılımının' sağlandığına dair ciddi şüpheler bulunması nedeniyle, bültenin INTERPOL kurallarına aykırı olduğuna ve silinmesi gerektiğine karar verilmiştir. Burada, gıyapta yargılamanın kendisinden çok, bu yargılamanın adil yargılanma hakkının özünü zedeleyen diğer unsurlarla (siyasi motivasyon, savunma hakkının kısıtlanması) birleşmesi belirleyici olmuştur. 2) 2019/10 sayılı kararda ise, ulusal usul kanununa uygun olarak gıyabında yargılanan kişinin, verilen karara karşı avukatı aracılığıyla itiraz etme, yeniden yargılanma talep etme ve savunmasını sunma imkanına sahip olduğu tespit edilmiştir. Kişiye, yokluğunda verilen karara karşı etkili bir başvuru yolu tanınmış olması nedeniyle, CCF bu durumda adil yargılanma hakkının ihlal edilmediğine ve bültenin kurallara uygun olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak CCF, gıyapta yargılamanın varlığından ziyade, kişinin bu duruma karşı etkili bir hukuki çareye sahip olup olmadığını ve yargılamanın genel adilliğini inceler.