Bir mahkemenin Yargıtay'ın bozma kararına uymasıyla taraflardan biri lehine doğan 'usuli kazanılmış hak' kavramını ve bu hakkın istisnalarını, metindeki Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararını (2014/8-2485 E., 2015/850 K.) referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262274

Usuli kazanılmış hak, bir davada mahkemenin veya tarafların yaptığı bir usul işlemiyle taraflardan biri lehine doğan ve kendisine uyulması zorunlu olan haktır. En tipik örneği, mahkemenin Yargıtay'ın bozma kararına uymasıyla ortaya çıkar. Bozmaya uyan mahkeme, artık bozma kararında belirtilen hukuki esaslar ve inceleme çerçevesiyle bağlıdır; bu çerçevenin dışına çıkamaz. Bu durum, bozma lehine olan taraf için bir 'usuli kazanılmış hak' doğurur. Metindeki HGK kararında da belirtildiği gibi, bu ilkenin istisnaları şunlardır: 1) Bozmadan sonra yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararı çıkması. 2) Hüküm kesinleşmeden önce, uygulanması gereken kanun hükmünün Anayasa Mahkemesi'nce iptal edilmesi. 3) Maddi hataya dayalı bozma kararları. 4) Görev, hak düşürücü süre, kesin hüküm gibi kamu düzenine ilişkin konular. HGK kararında vurgulandığı gibi, Yargıtay dairesinin hukuki görüşünü değiştirmesi, maddi hata olarak kabul edilmez ve usuli kazanılmış hakkı ortadan kaldırmaz. Kararda, Özel Dairenin zamanaşımı konusundaki hukuki görüşünü sonradan değiştirmesi, davalı lehine doğan usuli kazanılmış hakkı ihlal ettiği için hukuka aykırı bulunmuştur.