5271 sayılı CMK'nın 144/1-e maddesine göre, bir kişinin kendi gerçek dışı beyanıyla tutuklanmasına neden olması halinde tazminat isteyememesinin temel mantığı nedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/157 sayılı kararında bu durum nasıl yorumlanmıştır?
CMK m. 144/1-e'ye göre, adli makamlar huzurunda gerçek dışı beyanla suç işlediğini veya suça katıldığını bildirerek kendi gözaltına alınmasına veya tutuklanmasına neden olan kişiler tazminat isteyemezler. Bu kuralın temel mantığı, kişinin kendi kusurlu davranışı ile bir zarara sebep olması (illiyet bağını kendi eylemiyle kurması) durumunda, bu zararın tazminini devletten isteyemeyeceği ilkesidir. Haksız tutuklama tazminatı, devletin bir hatasından kaynaklanan zararı gidermeyi amaçlar. Ancak burada kişi, adli makamları yanıltarak tutuklama tedbirinin uygulanmasına kendisi sebep olmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2015/157 sayılı kararında bu ilke açıkça benimsenmiştir. Kararda, hırsızlık şüphelisi olan davacının kollukta, savcılıkta ve sulh ceza hakimliğinde suçu işlediğini açıkça beyan ederek tutuklanmasına neden olduğu, ancak kovuşturma aşamasında bu beyanından döndüğü ve beraat ettiği bir olayda, davacının tazminat talebinin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir. Zira davacı, 'şahsi kusuru ile' tutuklanmasına neden olmuştur ve bu durum, CMK m. 144/1-e kapsamında tazminat hakkını ortadan kaldırır.