Bir mahkemenin, TCK m. 58 uyarınca tekerrür hükümlerini uygularken, sanığın adli sicil kaydında bulunan birden fazla ilamdan hangisini esas alması gerekir? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını, metindeki 18. Ceza Dairesi'nin 2016/14749 E. ve 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3199 E. sayılı kararlarını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #262265

Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas alınabilecek birden fazla mahkumiyet hükmü bulunması halinde, mahkemenin hangisini esas alacağı konusunda kanunda açık bir hüküm olmamakla birlikte, Yargıtay içtihatları bu konuda yol göstericidir. Yargıtay, 5275 sayılı İnfaz Kanunu'nun 108/2. maddesindeki 'Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz' hükmünü kıyasen uygulayarak, tekerrür uygulamasında 'en ağır cezayı içeren mahkumiyetin' esas alınması gerektiğini kabul etmektedir. Metindeki Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2017/3199 E. sayılı kararında bu ilke açıkça belirtilmiş ve daha az cezayı içeren ilamın esas alınması bozma nedeni sayılmıştır. Ancak, Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2016/14749 E. sayılı kararında, birden fazla ilamın tekerrüre esas alınmasının veya yanlış ilamın seçilmesinin 'infaz evresinde resen uygulanabileceği' belirtilerek onama kararı verilmiştir. Bu iki karar arasında bir çelişki varmış gibi görünse de, temel ilke en ağır cezanın esas alınmasıdır. Mahkemelerin bu ilkeye uyması beklenir, ancak uyulmaması durumunda bu hatanın infaz aşamasında düzeltilebileceği de Yargıtay tarafından kabul edilmektedir.