Türk Ceza Kanunu (TCK) madde 252/9 ve 252/10 hükümlerine göre, yabancı kamu görevlileri ve uluslararası kuruluşlar ile ilgili rüşvet suçunun düzenleniş amacını ve Türkiye'nin uluslararası ticari işlemler bağlamındaki yetkisini açıklayınız. Yurt dışında işlenen bu suçlar için Türkiye'de resen soruşturma ve kovuşturma şartları nelerdir?
TCK madde 252/9 ve 252/10 hükümleri, Türkiye'nin taraf olduğu 'Uluslararası Ticarî İşlemlerde Yabancı Kamu Görevlilerine Verilen Rüşvetin Önlenmesi Sözleşmesi' (OECD Sözleşmesi) hükümlerini uygulamaya imkan tanır. Bu düzenlemelerle, yabancı bir devlette seçilmiş veya atanmış kamu görevlilerine, uluslararası veya uluslarüstü mahkemelerde görev yapan hakimlere/jüri üyelerine, uluslararası parlamento üyelerine, yabancı bir ülke için kamusal faaliyet yürüten kişilere, tahkim hakemlerine veya uluslararası örgüt görevlilerine, görevlerinin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması ya da uluslararası ticari işlemler nedeniyle haksız bir yararın elde edilmesi amacıyla menfaat temin, teklif veya vaat edilmesi durumları da rüşvet suçu kapsamına alınmıştır. TCK madde 252/10'a göre, bu suçun yurt dışında yabancı tarafından işlenmekle birlikte, Türkiye'nin, Türkiye'deki bir kamu kurumunun, Türk kanunlarına göre kurulmuş bir özel hukuk tüzel kişisinin veya Türk vatandaşının tarafı olduğu bir uyuşmazlık ya da bu kurum veya kişilerle ilgili bir işlemin yapılması veya yapılmaması için işlenmesi halinde, rüşvet veren/alan/aracılık eden/menfaat temin edilen kişiler hakkında, Türkiye'de bulundukları takdirde, resen soruşturma ve kovuşturma yapılır. Amaç, uluslararası rüşvetle mücadele ve kamu güveninin uluslararası alanda korunmasıdır (TCK m.252 Gerekçesi).