Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, borçlunun imzaya itirazı halinde ispat yükü kime aittir? Bu tür bir uyuşmazlıkta alınan bilirkişi raporlarının (örneğin imza inceleme raporu) 'kesin kanaat' içermemesinin hukuki sonucu nedir? Yargıtay'ın bu konudaki yerleşik içtihadını açıklayınız.
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, borçlunun senetteki imzaya itiraz etmesi halinde, imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senet elinde olup takibe başlayan ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir (Yargıtay HGK. 26.04.2006 tarih ve 2006/12-259 E., 2006/231 K.). Bu tür uyuşmazlıklarda alınan bilirkişi raporlarının (örneğin Adli Tıp Kurumu raporları) imzanın borçluya ait olup olmadığı yönünde 'müspet veya menfi bir kanaat beyanının mümkün olmadığı' veya 'kesin kanaat içermediği' durumlarda, ispat yükü kendisinde olan alacaklı imzanın borçluya ait olduğunu ispatlayamamış sayılır. Bu durumda mahkemece imzaya itirazın kabulüne karar verilmesi gerekir. Aksi yönde, yani itirazın reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi - 2017/5156 K.).