Basit yargılama usulünde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m.320/1 hükmünde yer alan 'Mahkeme, mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verir' ilkesinin kapsamını ve Yargıtay'ın bu ilkenin yorumuna ilişkin yaklaşımını 'hukuki dinlenilme hakkı' (HMK m.27) bağlamında açıklayınız. Hangi durumlarda dosya üzerinden karar verilebilir?
HMK m.320/1'deki bu ilke, basit yargılama usulünde yargılamayı hızlandırmayı amaçlar. Ancak Yargıtay'a göre, 'mümkün olan hâllerde' ifadesi dar yorumlanmalıdır. Dosya üzerinden karar verilebilmesi için hukuken bunun mümkün olması, yani kanunun açıkça duruşma açılmadan karar vermeye cevaz verdiği istisnai durumlar (örneğin ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz gibi geçici hukuki korumalar veya İİK'nın 17-18. maddelerindeki şikayet başvuruları) veya delillerin yeterli görülerek dava şartları ve ilk itirazlar hakkında karar verilmesi gibi hallerdir. Yargıtay, bu ilkenin HMK m.27'de güvence altına alınan 'hukuki dinlenilme hakkı'nı (iddia ve savunma hakkı, bilgi sahibi olma, açıklama ve ispat hakkı) ihlal etmemesi gerektiğini vurgular. Taraflara duruşmaya davet edilmeden ve savunma imkanı tanınmadan esasa ilişkin karar verilmesi, hukuki dinlenilme hakkının ihlali sayılır ve bozma nedenidir (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu - 2017/1820 E., 2018/751 K.; Yargıtay 8. Hukuk Dairesi - 2018/439 K.). Dosya üzerinden karar verildiğinde, taraflara dava ve cevap dilekçesinin tebliği ile bu dilekçelerde bildirdikleri deliller toplanmış olacağından, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemez, ancak daha fazla inceleme gerektiren durumlarda duruşma zorunludur.