Bir sanık hakkında hem 'iletişimin dinlenmesi' (CMK m.135) hem de 'teknik araçlarla izleme' (CMK m.140) kararları alınmıştır. Her iki tedbirin de ön şartı olan 'başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması' koşulu, bu iki tedbirin aynı anda uygulanması durumunda nasıl yorumlanmalıdır? Bu durum teorik bir çelişki yaratsa da Yargıtay'ın uygulamadaki yaklaşımı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #261529

Teorik olarak, CMK m.135 (iletişimin dinlenmesi) ve m.140 (teknik araçlarla izleme) gibi ağır koruma tedbirlerinin her ikisinin de 'başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması' (ikincillik/subsidiarite) şartına tabi olması, bu tedbirlerin aynı anda uygulanmasında bir çelişki varmış gibi bir görüntü yaratır. Mantıksal olarak, 'başka çare kalmadığı için' başvurulan bir tedbir devredeyken, yine 'başka çare kalmadığı için' ikinci bir ağır tedbire başvurmak tutarsız görünebilir. Ancak, metinde de belirtildiği gibi, **Yargıtay'ın uygulamadaki yaklaşımı** bu teorik çelişkiyi farklı bir şekilde çözmektedir. Yargıtay, bu tedbirlerin birbirini dışlayan değil, birbirini tamamlayıcı nitelikte olabileceğini kabul etmektedir. **Yargıtay'ın Yaklaşımı ve Gerekçeleri**: 1. **Her Tedbir İçin Ayrı Karar ve Gerekçe**: Yargıtay'ın temel şartı, her bir tedbir (dinleme, izleme, gizli soruşturmacı) için ayrı ayrı karar alınması ve her kararda, o tedbire özgü olarak 'başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması' şartının somut gerekçeleriyle açıklanmasıdır. 2. **Delillerin Farklı Niteliği**: Yargıtay, bu tedbirlerin farklı türde ve nitelikte deliller elde etmeye yönelik olduğunu kabul eder. Bir tedbirle ulaşılamayan bir delile, diğeriyle ulaşılabilir. Bu nedenle, bir tedbirin uygulanıyor olması, diğerinin gerekliliğini ortadan kaldırmaz. * **Örnek**: Teknik araçlarla izleme (CMK m.140) ile şüphelilerin bir araya geldiği fiziken görüntülenebilir, ancak ne konuştukları anlaşılamaz. İletişimin dinlenmesi (CMK m.135) ise bu buluşmanın amacını, planlanan suçu ve hiyerarşik ilişkiyi ortaya çıkarabilir. Görüldüğü gibi iki tedbir, birbirinin delil değerini güçlendiren ve tamamlayan bir işlev görür. 3. **Örgütlü Suçların Karmaşıklığı**: Özellikle örgütlü suçlar gibi karmaşık ve çok katmanlı soruşturmalarda, suçun tüm boyutlarıyla aydınlatılabilmesi için birden fazla özel soruşturma yönteminin bir arada kullanılması zorunlu hale gelebilir. 'Başka suretle delil elde etme imkanının bulunmaması' şartı, her bir delil türü için ayrı ayrı değerlendirilebilir. Yani, 'fiziki takip ile elde edilemeyecek telefon görüşmesi delili için' dinleme kararı; 'dinleme ile anlaşılamayacak yüz yüze görüşme delili için' ise teknik izleme kararı alınması çelişki yaratmaz. **Sonuç**: Metinde de ifade edildiği gibi, 'Uygulamada Yargıtay, her tedbir için ayrı ayrı onaylanmış savcılık, hakim veya mahkeme kararı olmak şartıyla birden fazla tedbirin birlikte uygulanmasını hukuka uygun görmektedir.' Bu nedenle, teorik çelişkiye rağmen, Yargıtay'ın yerleşik uygulaması, şartları sağlandığı ve ayrı ayrı karar alındığı sürece, bu tedbirlerin birlikte uygulanmasıyla elde edilen delillerin hukuka uygun olduğu yönündedir.