TCK m. 252'de rüşvet suçu için öngörülen teşebbüs hükmü (m. 252/4) ile genel teşebbüs hükmü (m. 35) arasında ne gibi farklar vardır? Bir sanığın eylemi rüşvete teşebbüs olarak nitelendirildiğinde, mahkeme hangi hükmü uygulamalıdır? Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/8187 sayılı kararını dikkate alınız.
TCK m. 252/4'te düzenlenen teşebbüs hükmü, rüşvet suçu için **özel bir teşebbüs** normu olup, genel teşebbüs hükmü olan TCK m. 35'ten önemli farklar içerir. **Temel Farklar**: 1. **Uygulanma Alanı**: * **Genel Teşebbüs (TCK m. 35)**: Failin, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması halidir. Tüm teşebbüse elverişli suçlarda, özel bir düzenleme yoksa bu hüküm uygulanır. * **Özel Teşebbüs (TCK m. 252/4)**: Sadece rüşvet suçuna özgüdür ve iki özel durumu kapsar: a) Kamu görevlisinin rüşvet talebinin kişi tarafından reddedilmesi, b) Kişinin rüşvet teklifinin kamu görevlisi tarafından reddedilmesi. 2. **İndirim Oranı**: * **Genel Teşebbüs (TCK m. 35/2)**: Verilecek cezada **dörtte birden dörtte üçe kadar** indirim yapılır. İndirim oranı, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre hakim tarafından takdir edilir. * **Özel Teşebbüs (TCK m. 252/4)**: Verilecek cezada **yarı oranında (1/2)** indirim yapılır. Bu oran sabittir ve hakimin takdir yetkisi yoktur. 3. **Uygulama Önceliği**: Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan 'özel normun genel norma önceliği' (lex specialis derogat legi generali) ilkesi gereğince, bir suç için özel bir teşebbüs hükmü varsa, genel teşebbüs hükmü uygulanamaz. **Mahkemenin Hangi Hükmü Uygulaması Gerektiği**: Bir sanığın eylemi, rüşvet teklifinin veya talebinin kabul edilmemesi nedeniyle teşebbüs aşamasında kalmışsa, mahkeme TCK m. 252/4'teki **özel teşebbüs hükmünü** uygulamalıdır. Metinde yer alan **Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/8187 sayılı kararı**, 05.07.2012 tarihli 6352 sayılı Kanun değişikliği sonrasında bu durumun nasıl ele alınması gerektiğini göstermektedir. Bu karara göre; mahkeme, sanık hakkında hem suç tarihinde yürürlükte olan kanun (TCK m. 35'e göre genel teşebbüs) hem de sonradan yürürlüğe giren kanun (TCK m. 252/4'e göre özel teşebbüs) uyarınca ayrı ayrı uygulama yapmalı ve TCK m. 7/2 uyarınca sanığın **lehine olan hükmü** tespit edip onu uygulamalıdır. Örneğin, genel teşebbüs hükmüne göre 1/4 indirim yapılırken, özel teşebbüs hükmüne göre 1/2 (yani 2/4) indirim yapılması sanığın daha lehinedir. Bu durumda özel hüküm olan TCK m. 252/4 uygulanmalıdır. Yargıtay'ın kararında da, mahkemenin TCK m. 252/4'ün uygulanma koşulları oluştuğu halde bunu göz ardı ederek genel hükümlere göre karar vermesi veya lehe kanun değerlendirmesi yapmaması bozma nedeni sayılmıştır.