Bir soruşturmada, günün belli bir zaman diliminde belirli bir baz istasyonundan hizmet alan tüm abonelere ait kimlik ve arama-aranma dökümlerinin tespit edilmesi talebi, CMK m. 135 kapsamında hukuka uygun bir 'iletişimin tespiti' midir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/222 K. sayılı kararındaki 'şüpheli veya sanık' olma şartı bu talebi nasıl etkiler?
Hayır, böyle bir talep CMK m. 135 kapsamında hukuka uygun bir 'iletişimin tespiti' değildir ve bu yolla elde edilen veriler hukuka aykırı delil niteliğindedir. Metinde özetlenen **Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2011/222 K. sayılı kararında** bu konu detaylı bir şekilde ele alınmış ve hukuka aykırılığın gerekçeleri ortaya konulmuştur: 1. **Tedbirin Kapsamı ve Niteliği**: Belirli bir saatte, belirli bir baz istasyonundan hizmet alan tüm abonelerin bilgilerinin istenmesi, CMK m. 135 anlamında bir 'iletişimin tespiti' işlemidir. Bu işlem, kişilerin özel hayatına ve haberleşme hürriyetine bir müdahaledir. 2. **'Şüpheli veya Sanık' Olma Şartının İhlali**: CMK m. 135, bu tedbirin **ancak ve ancak 'şüpheli veya sanık' hakkında** uygulanabileceğini açıkça belirtir. Bir baz istasyonundan o an hizmet alan yüzlerce veya binlerce kişi, sırf orada bulundukları için 'şüpheli' veya 'sanık' sıfatını kazanmazlar. Bu kişiler, soruşturmayla ilgisi olmayan, masum üçüncü kişilerdir. 3. **Genel ve Belirsiz Talep**: Böyle bir talep, belirli bir şüpheliye odaklanmak yerine, 'torba' veya 'ağ' tipi bir delil toplama yöntemidir. Olayla ilgisi olabilecek bir şüpheliyi bulma umuduyla, ilgisiz yüzlerce kişinin temel hakkına müdahale edilmektedir. Bu durum, ölçülülük ilkesine ve tedbirin bireyselleştirilmesi gerekliliğine açıkça aykırıdır. **YCGK Kararının Sonucu**: Yargıtay Ceza Genel Kurulu, kararında şu sonuca varmıştır: * Haklarında iletişimin tespiti tedbiri talep edilen kişiler (baz istasyonundan hizmet alan üçüncü kişiler), CMK m. 2 anlamında şüpheli veya sanık sıfatına sahip değildir. * Bu nedenle, bu kişiler hakkında CMK m. 135'e dayanılarak iletişimin tespiti tedbirine başvurulması hukuken olanaklı değildir. * Bu hukuka aykırı talebe dayanılarak verilen karar ve bu karara yapılan itirazı reddeden mercii kararı da hukuka aykırıdır. Özetle, iletişimin denetlenmesi tedbirleri, suçla mücadelede önemli araçlar olmakla birlikte, genel ve ayrım gözetmeyen bir şekilde uygulanamazlar. Tedbirin mutlaka belirli bir şüpheli veya sanığa yöneltilmesi gerekir. Bir coğrafi alandaki herkesi kapsayacak şekilde yapılan 'baz istasyonu dökümü' talepleri, bu temel güvenceyi ihlal ettiği için hukuka aykırıdır.