Ceza infaz kurumunda bulunan bir hükümlünün, 5275 sayılı Kanun'un 66. maddesi uyarınca yaptığı ve idare tarafından dinlenip kaydedilen telefon görüşmesinde bir kamu görevlisine hakaret etmesi durumunda, bu ses kaydı delil olarak kullanılabilir mi? Bu dinlemenin, CMK m. 135'te düzenlenen 'adli dinleme'den farkı nedir? Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/591 sayılı kararını esas alarak açıklayınız.
Evet, bu ses kaydı delil olarak kullanılabilir ve hukuka uygun bir delildir. Bu dinleme, CMK m. 135'te düzenlenen 'adli dinleme'den tamamen farklı, idari nitelikte bir dinlemedir. Metinde detaylıca incelenen **Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2018/591 sayılı kararında** bu ayrım net bir şekilde yapılmıştır: **Dinlemenin Hukuki Dayanağı ve Niteliği**: 1. **Adli Dinleme (CMK m. 135)**: Bir suç soruşturması veya kovuşturması kapsamında, delil elde etmek amacıyla, hakim kararıyla (veya gecikmesinde sakınca bulunan halde savcı kararıyla) yapılan gizli bir dinlemedir. Amacı, işlenmiş veya işlenmekte olan bir suçu aydınlatmaktır. Şartları (katalog suç, kuvvetli şüphe, başka delil olmaması vb.) çok katıdır. 2. **İdari (Önleyici) Dinleme (5275 sy. K. m. 66)**: Ceza infaz kurumunun güvenliğini, düzenini ve disiplinini sağlamak, suç işlenmesini önlemek amacıyla yapılan, kural olarak gizli olmayan (hükümlünün bildiği) bir dinlemedir. Hukuki dayanağı, Anayasa'nın 22. maddesinin tanıdığı istisnalar ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'dur. Bu kanunun 66. maddesi, 'Telefon görüşmesi idarece dinlenir ve kayıt altına alınır.' diyerek idareye bu yetkiyi açıkça vermiştir. **YCGK Kararına Göre Delilin Geçerliliği**: * Yargıtay, hükümlünün telefon görüşmesinin dinlenmesinin CMK m. 135 kapsamında bir koruma tedbiri olmadığını, tamamen 5275 sayılı Kanun'dan kaynaklanan idari bir tedbir olduğunu belirtmiştir. * Hükümlü, telefonla görüşme hakkını kullanırken, bu görüşmelerin dinlendiğini ve kaydedildiğini bilmektedir. Bu durum, cezaevinde bulunmanın doğal ve kanuni bir sonucudur. * Bu yolla elde edilen kayıtta, yeni bir suç (hakaret) işlendiğinde, bu kayıt o suçun delili olarak kullanılabilir. Çünkü delil, kanunun açıkça izin verdiği bir yöntemle elde edilmiştir ve CMK m. 217/2 anlamında hukuka uygun bir delildir. * Yargıtay, aksi bir kabulün, 'telefon görüşmesi yapan ve konuşmalarının kayıt altına alındığını bilen her hükümlü veya tutuklunun, dinlemeleri gerçekleştiren kamu görevlilerine serbestçe hakaret edebileceği gibi hukuken kabulü mümkün olmayan bir durum ortaya çıkaracağı'nı vurgulamıştır. Sonuç olarak, cezaevindeki bir hükümlünün telefon görüşmesinin idarece dinlenmesi, CMK m. 135'teki adli dinleme şartlarına tabi değildir. Bu idari dinleme sırasında işlenen bir suç (hakaret, tehdit vb.) tespit edilirse, elde edilen ses kaydı hukuka uygun bir delil olarak o suçun yargılamasında kullanılabilir.