Bir soruşturmada, hakkında yeterli delil bulunmayan bir sanık, diğer sanıkların beyanları ve kendi ikrarı ile suçunu kabul ederek kendi suçunun ortaya çıkmasını sağlamıştır. Bu durumda sanık hakkında TCK m. 192/3 etkin pişmanlık hükmü uygulanmalı mıdır? Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/4359 K. sayılı kararını referans alarak açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #261495

Evet, bu durumda sanık hakkında TCK m. 192/3 uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerekir. TCK m. 192/3, etkin pişmanlığı sadece 'diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım' ile sınırlamamış, aynı zamanda 'suçun meydana çıkmasına ... hizmet ve yardım eden kişi' hakkında da indirim öngörmüştür. Bu ifade, failin **kendi suçunun** aydınlatılmasına yaptığı katkıyı da kapsamaktadır. Metinde referans verilen Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2016/4359 K. sayılı kararındaki olay ve Daire'nin yaklaşımı bu durumu açıkça ortaya koymaktadır. Karardaki mantık şu şekildedir: * **Delil Yetersizliği Aşaması**: Sanık hakkında, mahkumiyetine yetecek düzeyde, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmamaktadır. Mevcut deliller (örneğin başka bir sanığın soyut beyanı) tek başına mahkumiyet için yeterli değildir. * **İkrarın Rolü**: Bu aşamada sanık, suçu işlediğini **ikrar ederek** ve olayın aydınlanmasına yardımcı olarak, hakkındaki şüphelerin somutlaşmasını ve suçun sübuta ermesini sağlamaktadır. * **Hizmet ve Yardım Unsuru**: Sanığın bu ikrarı, delil yetersizliği nedeniyle belki de beraat edeceği bir durumda, adaletin tecellisine ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasına hizmet etmektedir. Dolayısıyla bu ikrar, 'suçun meydana çıkmasına hizmet ve yardım' olarak kabul edilmelidir. Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2018/1691 K. sayılı kararında da benzer şekilde, 'Sanığın beyanı dışında hakkında mahkumiyet kararı verilmesini gerektirecek yeterlilikte delil bulunmadığı durumda kovuşturma aşamasında ikrarda bulunarak suçunun ortaya çıkmasına hizmet ve yardımda bulunan sanık hakkında TCK’nın 192/3. maddesinde öngörülen etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi' bozma nedeni sayılmıştır. Sonuç olarak, bir sanık hakkında mahkumiyetine yeterli delil bulunmazken, sanığın samimi ikrarı ile suçun sübut bulması halinde, bu durum TCK m. 192/3 kapsamında etkin pişmanlık olarak değerlendirilmeli ve sanığın cezasından yardımın niteliğine göre indirim yapılmalıdır.