Ceza Genel Kurulu'nun 2019/54 sayılı kararında tartışıldığı üzere, 'Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma' suçundan yargılanan bir sanığın, suçuyla ortaya çıkmasına yardımcı olduğu kişinin eyleminin 'İnfaz Kurumuna Yasak Eşya Sokma' suçunu oluşturması halinde, sanık hakkında TCK m. 192/3 uyarınca etkin pişmanlık indirimi uygulanabilir mi? Suçların koruduğu hukuki yararlar ve suçlar arası 'denklik' ilkesi açısından değerlendiriniz.
Ceza Genel Kurulu'nun 2019/54 sayılı kararında ulaşılan sonuca göre, bu durumda sanık hakkında TCK m. 192/3 uyarınca etkin pişmanlık indirimi **uygulanamaz**. Bunun temel nedenleri şunlardır: 1. **Etkin Pişmanlık Hükmünün Kapsamı**: TCK m. 192, münhasıran TCK m. 188 (Uyuşturucu Madde İmal ve Ticareti) ve m. 191 (Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma) suçları için düzenlenmiş özel bir etkin pişmanlık hükmüdür. Metinde de belirtildiği gibi, 'İnfaz Kurumuna veya Tutukevine Yasak Eşya Sokma' suçu (TCK m. 297), bu maddede sayılan suçlar arasında yer almamaktadır. 2. **Korunan Hukuki Yararların Farklılığı**: * TCK m. 192'nin düzenlediği suçlar, TCK'nın 'Kamunun Sağlığına Karşı Suçlar' bölümünde yer alır ve temel olarak **kamu sağlığını** korumayı amaçlar. * TCK m. 297'de düzenlenen suç ise 'Adliyeye Karşı Suçlar' bölümünde yer alır ve **infaz rejiminin disiplinini ve güvenliğini**, yani adliyenin işleyişini korumayı amaçlar. Kanun sistematiği ve korunan hukuki yararlar tamamen farklı olduğu için, bir suç tipi için öngörülen özel pişmanlık hükmünün diğerine uygulanması kıyas yasağına aykırı olur. 3. **Suçlar Arası 'Denklik' (Eş Değerlik) İlkesi**: Metinde alıntılanan Ceza Genel Kurulu'nun 2022/235 K. sayılı kararında da detaylıca açıklandığı üzere, Yargıtay etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, failin ortaya çıkardığı suç ile kendi işlediği suç arasında bir **denklik (eş değerlik)** veya ortaya çıkarılan suçun **daha ağır** olmasını aramaktadır. Bu ilkenin amacı, düzenlemenin suistimal edilmesini önlemektir. * Somut olayda, 'uyuşturucu madde ticareti yapma' suçu, hem nitelik hem de ceza ağırlığı bakımından 'infaz kurumuna yasak eşya sokma' (veya temelindeki 'kullanmak için bulundurma') suçundan çok daha ağırdır. * Ağır bir suçun failinin, daha hafif nitelikte bir suçu veya suçluyu ortaya çıkararak kendi cezasında indirim alması, etkin pişmanlık müessesesinin 'daha büyük zararı önlemek için küçük zarara katlanma' mantığına ve ceza adaletine aykırı olurdu. Sonuç olarak, sanığın yardımının TCK m. 192 kapsamında olmayan farklı bir suçu (TCK m. 297) ortaya çıkarması ve bu suçun, sanığın kendi suçuna denk veya ondan daha ağır olmaması nedenleriyle, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşulları oluşmamıştır.