Yokluğunda yapılan bir delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna, davalı tarafın itiraz hakkı var mıdır? Varsa bu hak hangi süre içinde ve nasıl kullanılmalıdır? İtiraza uğrayan bir tespit raporunun, daha sonra açılan davada hükme esas alınmasının hukuki sonuçları nelerdir?
Evet, yokluğunda yapılan bir delil tespiti sonucu düzenlenen bilirkişi raporuna, karşı tarafın (tespit sırasında hazır bulunmayan tarafın) itiraz hakkı vardır. **İtiraz Süresi ve Usulü**: Delil tespiti, 6100 sayılı HMK'nın 400-406. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu maddelerde rapora itiraz süresine ilişkin özel bir hüküm olmamakla birlikte, Yargıtay uygulaması ve doktrin, bu konuya bilirkişi raporuna itiraza ilişkin genel hükümlerin kıyasen uygulanacağını kabul etmektedir. Metinde yer alan **Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin 2015/11382 K. sayılı kararında** da bu durum açıklanmıştır: * **HMK m. 281** uyarınca, tespit raporunun karşı tarafa tebliğinden itibaren **iki hafta** içinde rapora itiraz edilebilir. (Kararda atıf yapılan eski HMUK'taki süre bir haftaydı, HMK ile bu süre iki haftaya çıkarılmıştır). * Bu itiraz, tespiti yapan mahkemeye bir dilekçe ile yapılır. **İtiraza Uğrayan Tespit Raporunun Hukuki Niteliği ve Sonuçları**: 1. **Delil Niteliği**: Delil tespiti dosyasında alınan rapor, daha sonra açılan ana davada bir 'takdiri delil' niteliğindedir. Mahkemeyi bağlayıcı kesin bir delil değildir. 2. **İtirazın Etkisi**: Tespit raporuna süresi içinde itiraz edilmesi, o raporun doğruluğunu ve bulgularını tartışmalı hale getirir. Bu durumda, ana davaya bakan mahkeme, itirazları dikkate almak ve raporun doğruluğunu denetlemek zorundadır. 3. **Hükme Esas Alınması**: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin anılan kararında da açıkça belirtildiği gibi, 'davalı tarafın yokluğunda yapılan tespit sonrasında alınan ve **itiraza uğrayan, tespit raporunun hükme esas alınması usul ve yasaya aykırıdır.**' 4. **Mahkemenin Yapması Gereken**: Ana davaya bakan mahkeme, itiraza uğrayan tespit raporuyla yetinmemelidir. Uyuşmazlığı çözmek için: * Gerekirse mahallinde yeniden keşif yapmalı, * Konusunun uzmanı yeni bir bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor almalı, * Tespit raporundaki bulguları ve tarafların itirazlarını da dikkate alarak, denetime elverişli, gerekçeli yeni bir rapor temin etmelidir. Sonuç olarak, yokluğunda yapılan delil tespitine dayalı bilirkişi raporuna itiraz eden tarafın bu itirazları, ana davada mutlaka dikkate alınmalıdır. Mahkemenin, bu itirazları göz ardı ederek sadece tartışmalı hale gelmiş olan tespit raporuna dayanarak hüküm kurması, eksik inceleme nedeniyle bozma sebebidir.