5237 sayılı TCK m. 252’de düzenlenen rüşvet suçunun tamamlanma anı nedir? Rüşvet konusunda sadece anlaşmaya varılması, menfaat temini gerçekleşmese dahi suçun oluşması için yeterli midir? Bu durumun hukuki dayanağını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #261478

5237 sayılı TCK m. 252’de düzenlenen rüşvet suçunun tamamlanma anı konusunda kanun koyucu özel bir düzenleme getirmiştir. Kural olarak suç, menfaatin kamu görevlisi tarafından fiilen temin edildiği anda tamamlanır. Ancak kanun, suçu daha erken bir aşamada tamamlanmış saymaktadır. **TCK m. 252/3** hükmü, **“Rüşvet konusunda anlaşmaya varılması halinde, suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.”** demektedir. Bu hüküm, rüşvet suçunu bir 'neticesi harekete bitişik suç' olmaktan çıkarıp, bir 'sırf hareket suçu' veya 'tehlike suçu' niteliğine yaklaştırmaktadır. Buna göre: 1. **Anlaşma Anı**: Kamu görevlisi ile menfaati sağlayan kişi arasında, görevin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması karşılığında menfaat temini konusunda iradelerin birleştiği an, yani 'rüşvet anlaşması'nın yapıldığı an, suç tamamlanmış sayılır. 2. **Menfaat Temini Şart Değildir**: Anlaşma sağlandıktan sonra, vaat edilen menfaatin fiilen verilip verilmemesinin veya kamu görevlisinin anlaşılan işi yapıp yapmamasının suçun tamamlanması açısından bir önemi yoktur. Anlaşmanın kendisi, kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine yönelik tehlikeyi yarattığı için kanun koyucu tarafından cezalandırılmaktadır. **Hukuki Dayanak ve Gerekçe**: Metindeki madde gerekçesinde bu durum şu şekilde açıklanmıştır: *“...izlenen suç siyaseti gereği olarak, rüşvet suçunun kamu görevlisi ile iş sahibi arasında belli bir işin yapılması veya yapılmaması amacına yönelik menfaat teminini öngören bir anlaşmanın yapılması durumunda dahi rüşvet suçu tamamlanmış gibi cezaya hükmedilecektir.”* Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun metinde alıntılanan 2020/350 K. sayılı kararında da bu ilke teyit edilmiştir. Kararda, rüşvet anlaşmasının yapılmasıyla suçun oluşup tamamlanacağı ve bu anlaşmanın varlığı için tarafların fikir birliğine varmasının yeterli olduğu belirtilmiştir. Sonuç olarak, rüşvet suçunun tamamlanması için menfaatin fiilen temin edilmesi zorunlu değildir. Kamu görevlisi ile diğer fail arasında, hukuka aykırı menfaat karşılığında görevin ifasıyla ilgili bir işin yapılması veya yapılmaması konusunda serbest iradeye dayalı bir anlaşmaya varılması, suçun tamamlanması için yeterlidir. Bu, kanunun özel düzenlemesinden (TCK m. 252/3) kaynaklanan bir durumdur.