CMK m.135 ve ilgili diğer koruma tedbirleri (CMK m.139-140) açısından 'başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması' şartı ne anlama gelmektedir? Bu şartın varlığı nasıl değerlendirilir ve bir soruşturmada hem gizli soruşturmacı görevlendirilip hem de iletişimin dinlenmesine karar verilmesi bir çelişki yaratır mı?
CMK m.135 (iletişimin dinlenmesi, kayda alınması, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi), m.139 (gizli soruşturmacı) ve m.140 (teknik araçlarla izleme) gibi ağır koruma tedbirleri için aranan 'başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması' şartı, bu tedbirlerin **tali (ikincil) nitelikte** olduğunu ifade eder. Bu, soruşturma makamlarının öncelikle genel soruşturma yöntemlerine (ifade alma, arama, tanık dinleme vb.) başvurması, ancak bu yöntemlerle delil elde etmenin mümkün olmaması veya sonuç alınamayacağının anlaşılması durumunda bu özel tedbirlere başvurabilmesi anlamına gelir. Bu tedbirler 'son çare' (ultima ratio) olarak görülür. **Şartın Değerlendirilmesi**: Metinde de belirtildiği gibi, bu şartın varlığı şu şekillerde ortaya çıkabilir: * Diğer tedbirlere başvurulmuş olmasına rağmen bir sonuç alınamamış olması. * Soruşturmanın niteliği gereği diğer tedbirlere başvurulsa bile sonuç alınamayacağına dair güçlü bir beklentinin varlığı (örneğin, çok gizli ve hiyerarşik bir örgüt yapısında tanık bulmanın veya fiziki delile ulaşmanın imkansız olması). * Tedbir talep ve kararında, diğer delil toplama yöntemlerinin neden yetersiz kaldığının ve bu özel tedbire başvurmanın zorunlu nedenlerinin somut olarak açıklanması gerekir. Soyut ve genel ifadeler yeterli değildir. **Birden Fazla Tedbirin Birlikte Uygulanmasındaki Çelişki ve Yargıtay'ın Yaklaşımı**: Teorik olarak, CMK m.135-140 arasındaki tüm tedbirler ikincil nitelikte olduğundan, birine 'başka çare kalmadığı için' başvurulmuşken, aynı anda diğerine de 'başka çare kalmadığı için' başvurulması bir çelişki gibi görünmektedir. Örneğin, 'başka delil elde edilemediği için' gizli soruşturmacı (CMK 139) görevlendirildikten sonra, 'başka delil elde edilemediği için' ayrıca iletişimin dinlenmesine (CMK 135) karar verilmesi mantıksal bir tutarsızlık yaratabilir. Ancak, metinde belirtildiği üzere, **uygulamada Yargıtay bu durumu farklı yorumlamaktadır.** * Yargıtay, her bir tedbir için ayrı ayrı, o tedbire özgü şartların gerçekleştiğini gösteren ve usulüne uygun alınmış bir savcılık, hakim veya mahkeme kararı olması koşuluyla, birden fazla tedbirin aynı soruşturmada birlikte uygulanmasını hukuka uygun kabul etmektedir. * Özellikle örgütlü suçlar gibi karmaşık soruşturmalarda, delillerin farklı nitelikte olması nedeniyle bu tedbirlerin birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu kabul edilir. Örneğin, gizli soruşturmacının elde edemediği bilgileri (örgüt liderinin telefon talimatları gibi) iletişimin dinlenmesi ortaya çıkarabilir veya teknik izleme ile elde edilen görüntüler, dinleme kayıtlarını destekleyebilir. * Bu nedenle Yargıtay, her biri için ayrı karar alınmak ve şartları ayrı ayrı gerekçelendirilmek kaydıyla, iletişimin dinlenmesi, teknik araçlarla izleme ve gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbirlerinin birlikte uygulanması sonucu elde edilen delilleri hukuka uygun saymaktadır.