Bir sanık hakkında, CMK m.135 uyarınca hukuka uygun olarak elde edilen dinleme kayıtları (tapeler), mahkeme tarafından hükme esas alınmıştır. Ancak bu tapeler duruşmada okunmamış ve sanığa bu konuda diyecekleri sorulmamıştır. Bu durumun hukuki sonucu nedir? Yargılamanın hangi temel ilkesi ihlal edilmiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #261474

Bu durum, ceza muhakemesi hukukunun en temel ilkelerinden birinin ihlali anlamına gelir ve hükmün bozulması sonucunu doğurur. İhlal edilen temel ilke, CMK m.217/1'de düzenlenen 'delillerin doğrudan doğruyalığı (vasıtasızlığı)' ve 'yüz yüzelik (çelişmeli yargılama)' ilkesidir. CMK m.217/1, 'Hakim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir' hükmünü amirdir. Bu ilke gereğince: 1. **Delillerin Duruşmaya Getirilmesi**: Bir delilin hükme esas alınabilmesi için mutlaka duruşmada ortaya konulması gerekir. Belgeler (iletişim tespit tutanakları/tapeler de bu kapsamdadır) duruşmada okunmalıdır. 2. **Delillerin Tartışılması**: Delillerin sadece okunması yeterli değildir; taraflara (özellikle sanık ve müdafiine) bu delillere karşı beyanda bulunma, itiraz etme ve tartışma imkanı tanınmalıdır. Bu, savunma hakkının ve adil yargılanma hakkının bir gereğidir. Metinde yer alan Yargıtay 10. Ceza Dairesi'nin 2019/6255 K. sayılı kararında bu husus açıkça vurgulanmıştır. Karara göre, 'Hükme esas alındığı halde dosyada bulunmayan iletişimin tespiti tutanaklarının denetime imkan sağlayacak biçimde getirtilip, sanıklara duruşmada okunarak diyeceklerinin sorulmaması, bozma nedenidir.' Benzer şekilde Yargıtay 20. Ceza Dairesi'nin 2019/5059 K. sayılı kararı da okunmayan ve tartışılmayan tapelerin hükme esas alınamayacağını belirtmektedir. **Hukuki Sonuç**: Duruşmada okunmayan ve taraflarca tartışılmayan iletişim tespit tutanakları (tapeler), hukuka uygun elde edilmiş olsalar bile, hükme esas alınamazlar. Mahkeme, bu delillere dayanarak bir mahkumiyet kararı verirse, bu karar usule aykırı olduğu için Yargıtay tarafından bozulacaktır. Bu durum, 'hukuka aykırı delil' kavramından farklıdır. Burada delilin elde edilişi hukuka uygun olabilir, ancak 'değerlendirilmesi' hukuka aykırı yapılmıştır. Bu, bir 'delil değerlendirme yasağı' ihlalidir.