Bir soruşturmada şüpheli hakkında katalog suçlardan biri için usulüne uygun olarak alınmış bir iletişimin dinlenmesi kararı mevcuttur. Dinleme sırasında, şüphelinin katalogda yer almayan başka bir suçu işlediğine dair delil elde edilmiştir. Bu delilin hukuki niteliği nedir ve yargılamada kullanılabilir mi? Yargıtay'ın bu konudaki yaklaşımını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #261470

Bu durumda elde edilen delil, 'tesadüfen elde edilen delil' olarak nitelendirilir ve CMK m.138/2'de özel olarak düzenlenmiştir. Kural olarak, bu delilin yargılamada kullanılabilmesi, tesadüfen öğrenilen suçun da CMK m.135/8'de sayılan katalog suçlardan biri olmasına bağlıdır. Metinde yer alan Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2019/10643 K. sayılı kararı bu durumu açıkça izah etmektedir. Kararda, suç işlemek amacıyla örgüt kurma (katalog suç) suçundan alınan dinleme kararında, 'edimin ifasına fesat karıştırma' (katalog dışı suç) suçuna ilişkin delil elde edildiği belirtilmiştir. Yargıtay, olay tarihi itibarıyla edimin ifasına fesat karıştırma suçunun katalog suçlardan olmaması nedeniyle, bu yolla elde edilen iletişim tespit tutanaklarının (tape'lerin) CMK m.138/2 gereğince bu suçun delili olarak kullanılamayacağını ve hukuka aykırı delil niteliğinde olduğunu vurgulamıştır. Bu duruma 'delil değerlendirme yasağı' denilmektedir. Özetle, hukuki sonuçlar şunlardır: 1. **Delilin Niteliği**: Tesadüfen elde edilen delil. 2. **Kullanılma Şartı**: Tesadüfen öğrenilen suçun da CMK m.135/8 katalogunda yer alması gerekir. 3. **Sonuç**: Eğer öğrenilen suç katalogda değilse, bu delil hukuka aykırı kabul edilir ve o suçun yargılamasında hükme esas alınamaz. Bu kural, temel hak ve özgürlüklerden olan haberleşme hürriyetine yapılan müdahalenin kapsamının keyfi olarak genişletilmesini önlemeyi amaçlayan önemli bir güvencedir.