HMK 282 Gerekçesi'ne göre, bilirkişinin oy ve görüşünün 'takdiri delil' niteliği taşımasının, hakimin kararını ne şekilde şekillendireceğini ifade eder?
Bilirkişinin oy ve görüşünün takdiri delil niteliğinde olması, hakimin bilirkişinin görüşünü diğer delillerle birlikte kendi vicdani kanaatine ve hukuki bilgisine göre serbestçe değerlendirebileceğini gösterir. Yani hakim, bilirkişi raporundan ayrılırken, rapordaki teknik bilgileri de göz önünde bulundurarak, neden farklı bir sonuca ulaştığını kendi gerekçeleriyle açıklar. Bu, hakimin kararının oluşumunda bilirkişi raporunun sadece bir katkı unsuru olduğunu, nihai kararı şekillendiren asıl yetkinin hakime ait olduğunu vurgular. (HMK Madde 282 Gerekçesi)