HMK m. 282 gerekçesinde, hakimin bilirkişi raporuna uymamasının onu 'yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırtmak zorunda' bırakmadığı belirtilir. Bu durum, hakimin, tek bir bilirkişi raporuyla yetinip, bu rapordaki bariz hatalara veya eksikliklere rağmen ek bir inceleme yapmadan karar verebileceği anlamına mı gelir?
Hayır, bu anlama gelmez. Gerekçedeki bu ifade, hakimin 'mutlak bir zorunluluk' altında olmadığını, takdir yetkisi olduğunu belirtir, ancak bu takdir yetkisinin keyfi kullanılabileceği anlamına gelmez. Bu ifadenin doğru yorumu şudur: Hakim, bilirkişi raporundan ayrılmak için, her durumda yeni bir bilirkişi raporu almak mecburiyetinde değildir. Eğer dosyadaki diğer deliller (kesin bir belge, ikrar, açık tanık beyanları vb.) raporun sonucunu çürütmek için yeterliyse, hakim bu delillere dayanarak ve gerekçesini açıklayarak rapordan ayrılabilir. Yeni bir rapora ihtiyaç duymaz. Ancak, bilirkişi raporunda bariz hatalar, eksiklikler veya çelişkiler varsa ve dosyada bu hataları düzeltecek veya aydınlatacak başka hiçbir delil yoksa, hakimin maddi gerçeğe ulaşma ve davayı aydınlatma ödevi (HMK m. 31) gereği, yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırması veya en azından ek rapor alması fiili bir zorunluluğa dönüşür. Hatalı veya eksik bir rapora dayanarak veya onu gerekçesiz bir şekilde reddederek karar vermesi, 'eksik inceleme' olur ve adil yargılanma hakkını ihlal eder. Dolayısıyla, 'zorunda olmama' hali, ancak hakimin kararını dayandırabileceği başka sağlam delillerin varlığı halinde geçerlidir. Dosyada başka delil yoksa ve rapor sorunluysa, yeni bir inceleme kaçınılmazdır.