Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2013/22222 E. sayılı kararında, davacının terekeye temsilci olarak atandığı belirtilmiştir. TMK m. 640 uyarınca atanan bir 'tereke temsilcisi'nin, tereke adına tek başına dava açma yetkisi var mıdır? Bu durum, elbirliği mülkiyetinde tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi kuralına bir istisna teşkil eder mi?
Evet, mahkeme tarafından TMK m. 640 uyarınca atanan bir tereke temsilcisinin, tereke adına tek başına dava açma yetkisi vardır. Bu durum, elbirliği mülkiyetinde tüm mirasçıların birlikte hareket etmesi (oybirliği) kuralına önemli bir istisna teşkil eder. Bu istisnanın hukuki dayanağı ve işleyişi şöyledir: 1) Elbirliği Mülkiyetinde Kural: Kural olarak, mirasçılar tereke üzerinde elbirliğiyle hak sahibidirler ve terekeyi ilgilendiren hukuki işlemleri (dava açma, sözleşme yapma vb.) hep birlikte yapmak zorundadırlar. Tek bir mirasçının açtığı dava, diğerlerinin katılımı veya onayı olmadan dinlenmez. 2) Tereke Temsilcisi Atanması (İstisna): Ancak, mirasçılar arasında anlaşmazlık olması, hepsine ulaşılamaması veya terekenin yönetiminde bir boşluk doğması gibi durumlarda, Sulh Hukuk Mahkemesi, mirasçılardan birinin talebi üzerine veya re'sen, terekeyi yönetmek ve temsil etmek üzere bir 'tereke temsilcisi' atayabilir (TMK m. 640/3). 3) Temsilcinin Yetkisi: Atanan tereke temsilcisi, tüm mirasçıları temsil etme yetkisine sahip olur. Tıpkı bir şirketin yöneticisi gibi, terekenin haklarını korumak ve menfaatlerini gözetmek için gerekli tüm hukuki işlemleri (dava açma, alacakları tahsil etme, borçları ödeme vb.) tek başına yapabilir. Dava açarken, diğer mirasçıların katılımına veya onayına ihtiyacı yoktur. Dava dilekçesinde, kendi adına asaleten değil, '... terekesi temsilcisi sıfatıyla' dava açtığını belirtir. 4) Sonuç: Karardaki olayda, davacının tereke temsilcisi olarak atanmış olması, onun tek başına, tüm mirasçılar adına tapu iptali ve tescil davasını (terekeye iade talepli olarak) açabilmesini sağlar. Bu, elbirliği mülkiyetinin yarattığı işlem zorluklarını aşmak ve terekenin haklarının etkin bir şekilde korunmasını sağlamak için getirilmiş pratik ve zorunlu bir çözümdür.