HMK m. 282, hakimin bilirkişi görüşünü 'diğer delillerle birlikte' serbestçe değerlendireceğini belirtir. Hakimin, dosyada hiç bilirkişi raporu yokken ve taraflar da talep etmemişken, 'çözümün özel ve teknik bilgi gerektirdiği' gerekçesiyle re'sen (kendiliğinden) bilirkişiye başvurma yetkisi ve/veya yükümlülüğü var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #260073

Evet, hakimin bu konuda hem yetkisi hem de yükümlülüğü vardır. Bu durum, HMK m. 266'nın açık hükmünden ve hakimin davayı aydınlatma ödevinden (HMK m. 31) kaynaklanır. HMK m. 266/1, 'Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir.' demektedir. Bu hüküm çok nettir: 1) Re'sen Başvurma Yetkisi ve Yükümlülüğü: Madde, hakime sadece tarafların talebi üzerine değil, 'kendiliğinden' de bilirkişiye başvurma yetkisi ve görevi vermektedir. Eğer hakim, uyuşmazlığın çözümünün kendi genel ve hukuki bilgisi dışında bir uzmanlık alanı gerektirdiğini (örneğin, bir imar planının şehircilik ilkelerine uygunluğu, bir trafik kazasında kusur oranı, bir tıbbi müdahalede hata olup olmadığı) tespit ederse, taraflar talep etmese bile, re'sen bilirkişi incelemesi yaptırmakla yükümlüdür. 2) Davayı Aydınlatma Ödevi: HMK m. 31 uyarınca, hakim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, tarafların ileri sürmediği delillere de kendiliğinden başvurabilir. Maddi gerçeğe ulaşmak, hakimin temel görevidir. Eğer maddi gerçeğe ulaşmak, bir uzman görüşü almayı zorunlu kılıyorsa, hakim bu delili kendiliğinden toplamakla yükümlüdür. Bu duruma uymayarak, özel ve teknik bilgi gerektiren bir konuda bilirkişiye gitmeden karar vermesi, 'eksik inceleme' nedeniyle Yargıtay tarafından mutlak bir bozma sebebi olarak kabul edilir. Dolayısıyla, HMK m. 282'deki değerlendirme yetkisi, ancak m. 266'daki delil toplama yükümlülüğü yerine getirildikten sonra kullanılabilir.