HMK m. 282 ve CMK m. 67, hakime bilirkişi raporunu serbestçe takdir etme yetkisi verir. Ancak, bilirkişinin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin (örneğin, bilirkişinin davalının eski ortağı olduğunun sonradan anlaşılması) yargılama bittikten sonra ortaya çıkması halinde, tarafların başvurabileceği bir hukuki yol var mıdır?
Evet, vardır. Yargılama bittikten ve karar kesinleştikten sonra, bilirkişinin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren bu tür önemli bir sebebin ortaya çıkması, 'yargılamanın iadesi (yenilenmesi)' için bir sebep teşkil eder. Bu, olağanüstü bir kanun yoludur. - Hukuk Yargılamasında (HMK): HMK'nın 375. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 'Bilirkişinin, karara esas alınan raporunu, kasıtlı olarak gerçeğe aykırı düzenlediğinin, ceza mahkemesi kararıyla sabit olması' halinde yargılamanın iadesi istenebileceğini düzenler. Eğer bilirkişinin taraflı davrandığı bir ceza davasıyla kanıtlanırsa bu yola gidilebilir. Daha da önemlisi, aynı fıkranın (ı) bendi, 'Karara esas alınan bir delilin, sahteliğine karar verilmiş veya sahte olduğu mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş... olması'nı da bir iade sebebi sayar. Bilirkişinin tarafsızlığını etkileyen bu durumun, raporun güvenilirliğini ve dolayısıyla delilin 'sağlamlığını' ortadan kaldırdığı yorumuyla bu bende dayanılabilir. Ayrıca, hakimin bu durumu bilmeden karar vermesi, AİHM içtihatları çerçevesinde adil yargılanma hakkının ihlali olarak görülebilir ve bu durum da yargılamanın iadesi için bir gerekçe oluşturabilir (HMK m. 375/1-i). - Ceza Yargılamasında (CMK): CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 'Hükme katılmış olan hâkimlerden birinin, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkûmiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmesi'ni yargılamanın yenilenmesi sebebi sayar. Bu hüküm kıyasen bilirkişi için de uygulanabilir. Daha da önemlisi, aynı fıkranın (e) bendi, 'Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunların, yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında, sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza içeren bir kanun maddesinin uygulanmasını gerektirecek nitelikte olması'nı bir yenileme sebebi sayar. Bilirkişinin taraflı olduğunun ortaya çıkması, raporun delil değerini sıfırlayacağı için, bu durum sanık lehine bir 'yeni olay' olarak kabul edilebilir. Dolayısıyla, her iki yargılama usulünde de, kesinleşmiş bir karara karşı, bu tür bir durumun ortaya çıkması halinde yargılamanın iadesi yoluna başvurulabilir.