CMK m. 286/2(d)'de yapılan 28.02.2018 tarihli değişiklikle getirilen 'ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen... mahkumiyet kararları hariç' şeklindeki istisnanın, Anayasa'nın 36. maddesindeki 'adil yargılanma hakkı' ve AİHS'e Ek 7 No'lu Protokol'deki 'iki dereceli yargılanma hakkı' ile bağlantısı nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #260062

Bu istisnanın getirilmesi, doğrudan doğruya 'adil yargılanma hakkı' ve onun bir unsuru olan 'iki dereceli yargılanma hakkı'nı güvence altına almayı amaçlamaktadır. Bağlantı şöyledir: İki Dereceli Yargılanma Hakkı: Bu hak, hakkında bir ceza mahkumiyeti kararı verilen herkesin, bu mahkumiyet kararını maddi ve hukuki yönden bir üst mahkemeye taşıyarak yeniden inceletme hakkına sahip olmasını gerektirir. Değişiklikten önce, asliye ceza mahkemesinin beraat kararı verdiği ve suçun üst sınırının 2 yılın altında olduğu bir davada, BAM bu beraat kararını kaldırıp ilk kez bir mahkumiyet hükmü kurduğunda, bu karar CMK m. 286/2(c) (eski) uyarınca kesin hale geliyor ve temyiz edilemiyordu. Bu durumda sanık, hakkındaki tek mahkumiyet kararını hiçbir üst mahkemeye (Yargıtay'a) taşıyamadan ceza almış oluyordu. Bu, 'iki dereceli yargılanma hakkı'nın açık bir ihlaliydi. Çünkü sanık, mahkumiyet kararını sadece tek bir mahkeme (BAM) tarafından verilmiş bir kararla almış oluyordu. Getirilen İstisnanın Etkisi: '...ilk defa bölge adliye mahkemesince verilen... mahkumiyet kararları hariç' ibaresi, tam da bu sorunu çözmüştür. Artık, ilk derece mahkemesinin beraat, düşme, ceza verilmesine yer olmadığı gibi bir kararla dosyayı sonuçlandırdığı, ancak BAM'ın bu kararı kaldırarak sanık hakkında 'ilk defa' bir mahkumiyet hükmü kurduğu durumlarda, bu mahkumiyet kararı temyiz edilebilir hale gelmiştir. Bu sayede sanık, hakkındaki bu ilk ve tek mahkumiyet kararını, bir üst mahkeme olan Yargıtay'ın denetimine sunma imkanına kavuşmuştur. Bu değişiklik, CMK'yı, Anayasa'nın 36. maddesi ve AİHS'in ilgili protokolü ile uyumlu hale getiren, hak arama özgürlüğünü genişleten önemli bir adımdır.