Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2014/3524 E. sayılı kararında, vekalet görevinin kötüye kullanılması iddiası incelenirken, vekil ile sözleşme yapan üçüncü kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi (TMK m. 3) ile vekalet verenin korunması ihtiyacı arasında nasıl bir denge kurulmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #260061

Yargıtay, bu iki menfaati dengelerken, TMK'nın 2. maddesinde düzenlenen 'dürüstlük kuralı'nı ve hakkın kötüye kullanılması yasağını temel bir ölçüt olarak kullanmaktadır. Denge şu şekilde kurulur: 1) Kural: İyi Niyetin Korunması: Kural olarak, vekaletnameye güvenerek vekil ile işlem yapan üçüncü kişinin iyi niyeti korunur (TMK m. 3). Eğer üçüncü kişi, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını bilmiyor ve bilmesi de gerekmiyorsa, yaptığı işlem geçerlidir ve vekalet vereni bağlar. Bu durumda, vekilin yarattığı zarar, vekil ile vekalet veren arasındaki bir iç sorun olarak kalır ve vekalet veren, zararını vekilden tazminat yoluyla talep edebilir. Bu kural, hukuki işlem güvenliğini ve tapu siciline güven ilkesini korumayı amaçlar. 2) İstisna: Kötü Niyetin Korunmaması: Ancak bu kural mutlak değildir. Yargıtay kararında da belirtildiği gibi, 'üçüncü kişi vekil ile çıkar ve işbirliği içerisinde ise veya kötü niyetli olup vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını biliyor veya bilmesi gerekiyorsa', vekalet verenin sözleşme ile bağlı sayılmaması, TMK m. 2'deki dürüstlük kuralının doğal bir sonucudur. Kötü niyet korunmaz. 'Bilmesi gerekme' hali, üçüncü kişinin, hayatın olağan akışına ve dürüstlük kuralına göre, ortada bir yolsuzluk olduğunu anlayabilecek durumda olmasıdır. Örneğin, taşınmazın piyasa değerinin çok altında satılması, vekilin aceleci ve şüpheli tavırları gibi durumlar, üçüncü kişinin 'bilmesi gereken' durumlardır. Bu durumlarda, üçüncü kişinin iyi niyeti korunmaz ve yaptığı işlem vekalet vereni bağlamaz; tapu iptal edilebilir. Bu denge, bir yandan işlem güvenliğini sağlarken, diğer yandan açıkça kötü niyetli veya ihmalkar olan üçüncü kişilerin, vekil ile işbirliği yaparak vekalet vereni zarara uğratmasını engellemeyi hedefler.