TKHK m. 84, Kanun'da öngörülen yönetmeliklerin Bakanlık tarafından çıkarılacağını belirtir. Bir yönetmelik hükmünün, dayandığı Kanun hükmüne açıkça aykırı olması durumunda, bu yönetmelik hükmünün hukuki durumu ne olur? İdare Mahkemesi bu durumda nasıl bir karar vermelidir?
Bir yönetmelik hükmünün, dayandığı Kanun hükmüne açıkça aykırı olması durumunda, bu yönetmelik hükmü hukuka aykırıdır ve iptal edilebilir. Bu durum, hukuk sistemindeki 'normlar hiyerarşisi' ilkesinin bir sonucudur. Normlar hiyerarşisinde Anayasa en üstte yer alır, onu kanunlar, cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve daha sonra yönetmelikler, tebliğler gibi alt düzey düzenleyici işlemler takip eder. Bu hiyerarşiye göre, hiçbir alt norm, kendi üstünde yer alan bir norma aykırı hükümler içeremez. Yönetmelikler, kanunların uygulanmasını göstermek veya kanunun emrettiği konuları düzenlemek için çıkarılır. Onların varlık sebebi ve meşruiyeti, dayandıkları kanundur. Dolayısıyla, bir yönetmelik, dayandığı kanunun çizdiği sınırları aşamaz, kanuna aykırı yeni bir kural getiremez veya kanunun verdiği bir hakkı ortadan kaldıramaz. Eğer bir yönetmelik hükmü, dayandığı TKHK hükmüne açıkça aykırı ise, İdare Mahkemesi (veya doğrudan Danıştay), bu yönetmelik hükmünün iptali istemiyle açılan bir davada, 'normlar hiyerarşisine aykırılık' nedeniyle bu hükmün iptaline karar vermelidir. İptal kararı, o yönetmelik hükmünü hukuk aleminden kaldırır. Ayrıca, bir davada uygulanan yönetmelik hükmünün kanuna aykırı olduğu kanısına varan mahkeme, Anayasa'nın 152. maddesi uyarınca 'somut norm denetimi' (itiraz) yoluyla konuyu Anayasa Mahkemesi'ne götüremez (bu yol sadece kanunlar içindir), ancak yönetmeliği uygulamaz ve uyuşmazlığı doğrudan kanun hükmüne göre çözer.