HMK m. 282, hakimin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığını belirtir. Bir eser sözleşmesi davasında, bilirkişi, yapılan işin ayıplı olduğunu ve 20.000 TL'lik bir onarım masrafı gerektiğini rapor etmiştir. Ancak davalı yüklenici, onarımı 5.000 TL'ye yapabileceğine dair başka bir firmadan alınmış bir proforma fatura sunmuştur. Hakim, bu durumda bilirkişi raporu yerine proforma faturaya dayanarak tazminata hükmedebilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #260056

Hakim, kural olarak tek başına bir proforma faturaya dayanarak, usulüne uygun alınmış bir bilirkişi raporunun aksine karar vermemelidir. Ancak bu proforma faturayı, bilirkişi raporunu denetlemek için önemli bir emare olarak kullanabilir. Değerlendirme süreci şöyle olmalıdır: 1) Delillerin Niteliği: Bilirkişi raporu, mahkemenin atadığı tarafsız bir uzmanın, yerinde yaptığı inceleme ve teknik bilgiye dayalı bir değerlendirmesini içeren, HMK kapsamında düzenlenmiş güçlü bir takdiri delildir. Proforma fatura ise, bir tarafın (davalı) talebi üzerine, genellikle bir mal veya hizmetin tahmini bedelini gösteren, tek taraflı ve bağlayıcılığı olmayan bir teklif belgesidir. İspat gücü, bilirkişi raporuna göre çok daha zayıftır. 2) Çelişkinin Varlığı: İki belge arasında (20.000 TL vs. 5.000 TL) fahiş bir fark vardır. Hakim bu çelişkiyi görmezden gelemez. 3) Yapılması Gereken: Hakimin, proforma faturanın varlığı nedeniyle bilirkişi raporunun doğruluğundan şüphe duyması halinde izlemesi gereken yol, HMK m. 281 uyarınca çelişkiyi gidermektir. Hakim, bilirkişiden, davalının sunduğu proforma faturayı da değerlendirerek, kendi hesaplaması ile proforma fatura arasındaki fahiş farkın neden kaynaklandığını (kullanılan malzeme kalitesi, işçilik standardı, proforma faturanın gerçekçiliği vb.) açıklayan bir 'ek rapor' isteyebilir. Veya, gerekirse yeni bir bilirkişi incelemesi yaptırarak piyasa rayicini yeniden tespit ettirebilir. Hakimin, bu çelişkiyi gidermeden, daha zayıf bir delil olan proforma faturayı, daha güçlü olan bilirkişi raporuna tercih etmesi, 'yetersiz inceleme' ve 'hatalı delil değerlendirmesi' olarak kabul edilir ve Yargıtay tarafından bozulur. Proforma fatura, tek başına hükme dayanak olmaz, ancak bilirkişi raporunun denetlenmesi için bir 'tetikleyici' olabilir.