CMK m. 286/2(h), 'Davanın düşmesine... ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar'ın temyiz edilemeyeceğini belirtir. İlk derece mahkemesi zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verse, BAM ise istinaf başvurusunu esastan reddetse, bu karar kesindir. Peki, BAM bu kararı kaldırıp, 'beraat' kararı verse, bu beraat kararı temyiz edilebilir mi?
Evet, bu beraat kararı temyiz edilebilir. Bu durum, CMK m. 286/2'deki temyiz edilemezlik hallerinin dar yorumlanması ve kanun yolu denetiminin kural olduğu ilkesine dayanır. Analiz şu şekildedir: - CMK m. 286/2(h) Uygulanmaz: Bu bent, ilk derece mahkemesinin düşme kararının, BAM tarafından yine bir 'düşme kararı' ile veya 'esastan ret' ile onanması halini kapsar. Olayda ise BAM, ilk derece mahkemesinin kararını ortadan kaldırarak nitelik olarak tamamen farklı bir hüküm olan 'beraat' kararı kurmuştur. Yani, BAM'ın kararı 'bu tür bir karar' değildir. Dolayısıyla (h) bendi bu duruma uygulanmaz. - CMK m. 286/2(g) Uygulanmaz: Bu bent ise, ilk derece mahkemesince verilen 'beraat' kararlarının onanmasıyla ilgilidir. Olayda ilk derece mahkemesi kararı beraat değil, düşmedir. Bu nedenle (g) bendi de uygulanamaz. - Genel Kural (CMK m. 286/1) Uygulanır: BAM tarafından verilen beraat kararı, CMK m. 286/2'de sayılan temyiz edilemezlik hallerinin hiçbirine girmemektedir. Bu durumda, ana kural olan CMK m. 286/1 ('Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir.') devreye girer. BAM'ın beraat kararı, bir 'bozma' kararı olmadığına ve m. 286/2'deki istisnalara girmediğine göre, temyize tabidir. Bu yorum, ilk derece mahkemesi ile BAM arasında hükmün niteliği (düşme mi, beraat mi) konusunda bir uyuşmazlık çıktığında, bu hukuki sorunun Yargıtay tarafından denetlenmesi gerektiği mantığına dayanır.