HMK m. 282, hakimin bilirkişi raporuyla bağlı olmadığını belirtir. CMK m. 217 ise 'Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir' der. Bir ceza davasında, bilirkişi raporu duruşmada okunup taraflara rapora karşı diyecekleri sorulmamışsa, mahkeme bu rapora dayanarak hüküm kurabilir mi?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #260046

Hayır, kuramaz. Mahkemenin, duruşmada okunmamış ve tarafların tartışmasına sunulmamış bir bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurması, CMK m. 217'de düzenlenen 'delillerin doğrudan doğruyalığı (vasıtasızlığı)' ve 'çelişmeli yargılama (silahların eşitliği)' ilkelerinin açık bir ihlalidir ve mutlak bir bozma nedenidir. HMK m. 282'deki 'serbestçe değerlendirme' yetkisi, ancak hukuka uygun olarak toplanmış ve usulüne uygun olarak yargılamaya dahil edilmiş deliller için geçerlidir. CMK m. 217, bir delilin hükme esas alınabilmesinin ön şartını belirler: Delil, duruşmaya getirilmeli ve tarafların (savcı, sanık, müdafi, katılan, vekil) huzurunda tartışılmalıdır. Bu, taraflara; - Delilin içeriğinden tam olarak haberdar olma, - Delilin doğruluğuna, güvenilirliğine ve usulüne uygun alınıp alınmadığına itiraz etme, - Delile karşı kendi karşı delillerini ve argümanlarını sunma hakkı verir. Bilirkişi raporu duruşmada okunup taraflara diyecekleri sorulmazsa, bu haklar tamamen ortadan kalkar. Savunma makamı, raporun içeriğini, yöntemini, sonuçlarını eleştirme ve sorgulama imkanından mahrum bırakılmış olur. Bu, adil yargılanma hakkının (Anayasa m. 36, AİHS m. 6) temelden ihlalidir. Bu nedenle, usulüne uygun olarak tartışmaya açılmayan bir bilirkişi raporu, 'yok hükmünde' sayılır ve mahkemenin kararının gerekçesinde yer alamaz.