HMK m. 282 ve CMK m. 67, hakimin bilirkişi görüşünü serbestçe takdir edeceğini belirtir. Hakimin, dosyaya sunulan bir özel (taraf) bilirkişi raporu ile mahkemenin atadığı bilirkişinin raporu arasında bir çelişki olması durumunda, bu delilleri nasıl değerlendirmesi beklenir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #260043

Bu durumda hakim, her iki raporu da 'takdiri delil' olarak kabul etmeli, ancak aralarındaki nitelik farkını gözeterek bir değerlendirme yapmalıdır. Değerlendirme süreci şu şekilde olmalıdır: 1) Raporların Niteliğinin Gözetilmesi: Mahkemenin atadığı bilirkişi, tarafsız ve objektif olması beklenen, mahkemeye yardımcı olan bir kişidir. Raporu, bu tarafsızlık karinesiyle bir adım önde başlar. Özel (taraf) bilirkişi mütalaası ise (HMK m. 293), bir tarafın kendi iddiasını desteklemek için kendi seçtiği ve ücretini ödediği bir uzmandan aldığı görüştür. Bu rapor, tarafın iddialarının bilimsel bir dille ifadesi, yani nitelikli bir 'taraf beyanı' olarak kabul edilir. Hukuken, mahkemenin atadığı bilirkişinin raporuyla aynı ispat gücüne sahip değildir. 2) Çelişkinin Nedeninin Araştırılması: Hakim, özel bilirkişi mütalaasını, mahkeme bilirkişisinin raporunu denetlemek ve sorgulamak için önemli bir araç olarak kullanmalıdır. Eğer özel mütalaa, mahkeme raporunda gözden kaçan bir delili, bariz bir hesap hatasını veya yanlış bir bilimsel yöntemin kullanıldığını somut ve ikna edici bir şekilde ortaya koyuyorsa, hakim bu durumu görmezden gelemez. 3) Çelişkinin Giderilmesi: Hakim, bu çelişkiyi gidermek için; a) Mahkemenin atadığı bilirkişiden, özel mütalaadaki iddiaları da yanıtlayan bir 'ek rapor' isteyebilir. b) Gerekirse, her iki bilirkişiyi de duruşmada dinleyerek, aralarındaki teknik görüş ayrılığının nedenlerini sorgulayabilir. c) Çelişki yine de giderilemezse, konuyu aydınlatmak için yeni ve bağımsız bir bilirkişi heyetinden (hakem bilirkişi) rapor alabilir. Hakimin, özel bilirkişi mütalaasını tamamen yok sayarak veya tam tersi, mahkeme bilirkişisi raporunu hiç tartışmadan doğrudan özel mütalaayı benimseyerek karar vermesi, eksik inceleme ve hatalı delil değerlendirmesi anlamına gelir. Önemli olan, çelişkinin nedenlerini araştırarak maddi gerçeğe ulaşmaktır.