Yargıtay 1. Hukuk Dairesi'nin 2015/17235 E. sayılı kararında, ehliyetsizliğin saptanması halinde 'esas en muvazaa yönünden bir araştırmaya da gerek kalmayacağı' belirtilmiştir. Bu durum, davacının dava dilekçesinde talep ettiği tüm hususların incelenmesi zorunluluğu ilkesiyle çelişir mi?
Hayır, bu durum davacının taleplerinin incelenmesi zorunluluğu (taleple bağlılık ilkesi - HMK m. 26) ile çelişmez. Bu, usul ekonomisi ilkesinin (HMK m. 30) ve hukuki iddialar arasındaki mantıksal öncelik-sonralık ilişkisinin bir sonucudur. Taleple bağlılık ilkesi, hakimin, davacının talep etmediği bir şeye veya talep ettiğinden fazlasına karar verememesini ifade eder. Ancak bu ilke, hakimin, davacının ileri sürdüğü birden fazla hukuki sebebi (talep sonucunu dayandırdığı vakıaları) belirli bir mantıksal sırayla incelemesine engel değildir. Olayda davacı, aynı sonuca (tapu iptali) ulaşmak için iki alternatif hukuki sebep ileri sürmüştür: ehliyetsizlik ve muris muvazaası. Bu iki sebepten biri olan ehliyetsizlik, diğerine göre daha temel ve öncelikli bir geçersizlik nedenidir. Eğer mahkeme, ehliyetsizlik iddiasını inceler ve yerinde bulursa, tapu iptali talebi bu sebeple zaten kabul edilecektir. Talebin kabulünü sağlayan bir neden bulunduktan sonra, aynı sonuca götürebilecek diğer alternatif nedenin (muvazaa) ayrıca incelenmesi, hem gereksizdir hem de yargılamayı uzatır. Bu, taleple bağlılık ilkesinin ihlali değil, aksine yargılamanın rasyonel bir şekilde yürütülmesidir. Hakim, davacının talebini (tapu iptali) karşılamıştır; bu talebi hangi hukuki sebebe dayandırdığı, öncelikli olan sebep yeterli ise, tali olanın incelenmesini gerektirmez.