HMK m. 282 ve CMK m. 67, bilirkişinin görüşünü hakimin serbestçe takdir edeceğini belirtir. Ancak, bir ceza davasında, sanığın akıl hastası olup olmadığına dair Adli Tıp Kurumu'ndan gelen rapor, sanığın 'cezai ehliyetinin tam olduğu' yönündeyse, hakim sadece sanığın duruşmadaki tutarsız davranışlarına dayanarak bu raporun aksine, sanığın akıl hastası olduğuna karar verebilir mi?
Hayır, hakim sadece sanığın duruşmadaki tutarsız davranışlarına dayanarak, Adli Tıp Kurumu gibi kurumsal ve yetkin bir bilirkişinin 'cezai ehliyeti tamdır' şeklindeki raporunun aksine karar veremez. Bu durum, hem hukuk muhakemesi hem de ceza muhakemesi ilkelerine aykırı olur. Gerekçeleri şunlardır: 1) Özel ve Teknik Bilgi Zorunluluğu: Sanığın cezai ehliyetinin tespiti, yani bir akıl hastalığının olup olmadığı ve bunun irade yeteneğini etkileyip etkilemediği, tamamen tıp biliminin alanına giren, özel ve teknik bir konudur. Hakimin genel hukuk bilgisi veya kişisel gözlemi, bu konuda bilimsel bir teşhis koymak için yeterli değildir. Duruşmadaki tutarsız davranışlar, bir akıl hastalığının belirtisi olabileceği gibi, sanığın rol yapması, stres, heyecan veya başka bir psikolojik durumdan da kaynaklanabilir. Bunun ayrımını yapacak olan hekimdir. 2) Delillerin Değerlendirilmesi: Hakimin delilleri serbestçe takdir etmesi (HMK m. 282, CMK m. 160/2), delilleri keyfi olarak reddetmesi veya bilimsel verilere karşı kişisel gözlemlerini üstün tutması anlamına gelmez. Bilimsel bir rapor, ancak başka bir bilimsel veri veya rapordaki bariz bir çelişki ile çürütülebilir. 3) Yapılması Gereken: Eğer hakim, sanığın duruşmadaki davranışları nedeniyle ATK raporundan ciddi bir şüphe duyuyorsa, izlemesi gereken yol, raporun aksine karar vermek değil, bu şüpheyi gidermek için ek delil toplamaktır. Hakim, CMK m. 67/6 uyarınca, ATK'dan ek rapor isteyebilir, sanığı gözlem altına alınması için hastaneye sevk edebilir (CMK m. 74) veya farklı bir sağlık kurulundan (örneğin bir üniversite hastanesi psikiyatri anabilim dalı) yeni bir rapor alınmasına karar verebilir. Bu yollara başvurmadan, kişisel gözleme dayanarak ATK raporunu yok saymak, 'eksik inceleme' ve 'hukuka aykırı delil değerlendirmesi' nedeniyle bozma sebebidir.